Kendi Adına ve Bağımsız Çalışanların Sigortalılık Başlangıcı ve Sona Ermesinin Bildirimi
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 14:16
Kendi Adına ve Bağımsız Çalışanların Sigortalılık Başlangıcı ve Sona Ermesinin Bildirimi
Sigortalılık Başlangıcının Bildirilmesi :
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları, aşağıda belirtilen hallerden itibaren başlar.
1- Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları bu mükellefiyetlerinin başlangıç tarihi itibariyle başlar ve bu tarih vergi dairelerince, kuruma 15 gün içinde bildirilir.
2- Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları, Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüklerine tescil tarihi itibariyle başlar ve bu tarih Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüklerince, kuruma 15 gün içinde bildirilir.
3- Şirket Ortaklarından;
a- Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihte başlar ve bu tarih, vergi dairelerince, kuruma 15 gün içinde bildirilir.
b- Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihte başlar ve bu tarih, şirket yetkililerince, kuruma 15 gün içinde bildirilir.
c- Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının sigortalılıkları şirketin ticaret siciline tescil edildiği tarihte başlar ve bu tarih, ticaret sicil memurluklarınca, 15 gün içinde bildirilir.
d- Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının sigortalılıkları ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihte başlar. Bu tarih, ortaklar kurulu kararının, hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin, devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir, ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla şirket yetkililerince, 15 gün içinde bildirilir.
Görüldüğü üzere Anonim Şirket yönetim kurulu üyelerinin sigortalılıklarının bildirimi ile Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının sigortalılıklarının bildiriminin şirket yetkililerince yapılması zorunludur. Bu bildirimi 15 gün içinde yapmayan şirket yetkilileri için 5510 sayılı kanunun 102 inci maddesine göre her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası kesilecektir.
Sigortalılığın Sona Ermesinin Bildirilmesi :
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları aşağıda sayılan hallerde sona erer, bunlardan;
1- Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihte sona erer ve bu tarih ilgili vergi dairelerince ve sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
2- Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları esnaf ve sanatkar sicil müdürlüklerindeki kayıtlarının silindiği tarihte sona erer, bu tarih esnaf ve sanatkar sicil müdürlüklerince ve sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
3- Şirket Ortaklarından;
a- Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin bittiği tarihte sona erer, bu tarih vergi dairelerince ve sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
b- Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği tarihte sona erer, bu tarih, şirket yetkililerince ve sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
c- Limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının sigortalılıkları hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile hissenin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar kurulu karar tarihi itibariyle sona erer, bu tarih sigortalılar ve şirket yetkililerince, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
4- İflasın açılmasına mahkemece karar verilen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi halinde mahkemenin karar tarihinde, sigortalının talebinin olmaması halinde ise mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği tarihte sona erer, bu tarih sigortalılar ve şirket yetkililerince, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
5- Tasfiyenin açılmasına mahkemece karar verilen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi halinde mahkemenin karar tarihinde sona erer, bu tarih sigortalılarca, sigortalının talebinin olmaması halinde tasfiye kurulu kararının ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer, bu tarih ticaret sicil memurluğunca ve sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
6- Tasfiyesine şirketin ortaklar kurulu tarafından karar verilen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi halinde tasfiyenin başlanmasına karar verildiği tarihte sona erer, bu tarih sigortalılarca, sigortalının talebinin olmaması halinde ise tasfiyenin sonuçlandığına ilişkin tasfiye kurulu kararının ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer, bu tarih sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
7- Mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya münfesih duruma düşmesine karar verilen şirketlerin ortaklarından hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların sigortalılıkları çalışmaya başladıkları tarihte sona erer, bu tarih sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
8- Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları tarımsal faaliyetin bittiği tarihte sona erer, bu tarih ziraat odalarınca, ziraat odası bulunmayan yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüklerince ve sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
9- Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayan veya ikamet esasına bağlı olarak o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olanların sigortalılıkları çalışmaya veya ilgili ülke sosyal güvenlik sistemine dahil oldukları tarihte sona erer, bu tarih sigortalılarca, 10 gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile Kuruma bildirilir.
Görüldüğü üzere kendi adına ve bağımsız çalışanların sigortalılıklarının sona ermesinin bildirimi her halükarda sigortalıların bildirimini zorunlu kılmaktadır. Bazı hallerde vergi dairesi, esnaf sicil müdürlüğü ve ticaret sicil memurlukları da sigortalılar ile birlikte sorumlu tutulsa da; 5510 sayılı kanunun 102 inci maddesine göre her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezasına maruz kalınmaması için sigortalılığın sona erdiğinin 10 gün içinde sigortalılarca mutlaka bildirilmesi gerekmektedir.
Gelir vergisi mükelleflerinin kapanışlarının vergi dairesine bildirimi 1 ay içinde yapılabildiğinden, sigortalılar tarafından sigortalılığın sona ermesinin kuruma bildirilmesinde geç kalmalar haliyle idari para cezasına maruz kalmalar yaşanabilecektir.
Herhangi idari para cezası ile karşılaşmamanız için yukarıdaki yazılanlar ışığında kendi adına ve bağımsız çalışanların sigortalılıklarının başlangıcını ve sona ermesinin bildirimini zamanında yapmayı unutmayınız.
Saygılarımla,
Hasan Volkan ÇEVİK
SMMM
Yararlanılan Kaynaklar :
- 28 Eylül 2008 Tarih ve 27011 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan;
5510 Sayılı Kanun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğ.
Etiketler: Bizim Söylediklerimiz, Sosyal Güvenlik
KENDİ ADINA VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLARDAN 5 YILI AŞAN SÜREYE İLİŞKİN PRİM BORCU BULUNANLAR İÇİN YAPILACAK İŞLEMLER
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 11:34
14 Ocak 2009 ÇARŞAMBA Tarih ve 27110 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:
5510 SAYILI KANUN GEREĞİNCE KENDİ ADINA VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLARDAN 5 YILI AŞAN SÜREYE İLİŞKİN PRİM BORCU BULUNANLAR İÇİN YAPILACAK İŞLEMLER HAKKINDA TEBLİĞ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 17 nci maddesi 30/4/2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu geçici maddede kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılıklarının durdurulacağı,
Prim borcuna ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacaklarının takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği,
Ancak, sigortalı ya da hak sahiplerinin daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamının, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödendiği takdirde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği,
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanacağı,
öngörülmüştür.
Bu maddede yer alan hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.
A – KAPSAMDA BULUNAN SİGORTALILAR
1 - 2/9/1971 tarihli, 1479 sayılı ve 17/10/1983 tarihli, 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde 30/04/2008 tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılarla bunların hak sahipleri söz konusu geçici 17 nci madde hükümlerinden yararlanabilirler.
2 - Sigortalılarla bunların hak sahipleri beş yılı aşan süreye ilişkin prim borçlarının bulunup bulunmadığına ilişkin bilgileri, Sosyal Güvenlik Kurumu web sitesinden internet üzerinden öğrenebilecekleri gibi sosyal güvenlik il müdürlükleri veya sosyal güvenlik merkezlerinden de alabilirler.
3 - 30/4/2008 tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalı veya bunların hak sahipleri hakkında, Tebliğ’in yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren altı ay içerisinde bunların Kuruma müracaat ederek ibraz ettikleri belgelerden veya Kurum tarafından yapılan incelemeler sonucu yeniden belirlenen sigortalılık süreleri ve borç tutarları esas alınarak işlem yapılır.
4 - 1479 sayılı Kanunun mülga ek 19 uncu maddesine göre talepte bulunarak sigortalılıkları durdurulan sigortalılar ve bunların hak sahipleri de durdurulan sürelere ait borçlarını ödemek istemeleri halinde 5510 sayılı Kanunun geçici 17 nci madde hükmünden yararlandırılırlar.
B – SİGORTALILIĞIN DURDURULMASI VE SİGORTALILIK SÜRELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
1 - Prim borcu ödenmeyen süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin prim alacakları takip edilmeyerek Kurum alacakları arasında yer verilmez.
2 - Tebliğ’in yayımından önce veya yayımını takip eden aybaşından itibaren altı aylık süre içerisinde ödenen prim tutarlarına göre sigortalılık süresi belirleneceğinden, Tebliğ’in yayım tarihinden önce veya Tebliğ’de öngörülen altı aylık süre içerisinde de hiç prim ödemesi bulunmayanların sigortalılıkları sigortalılık başlangıç tarihi itibariyle, kısmi ödeme yapanların sigortalılıkları ise ödedikleri primlerin karşıladığı ay sonu itibariyle durdurulur.
3 - Tebliğ’in yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren prim ödenmesi için verilen altı aylık süreyi beklemeksizin Kuruma yazılı başvurarak sigortalılıklarının durdurulmasını isteyen sigortalı ve bunların hak sahipleri hakkında da altı aylık sürenin dolması beklenmeksizin 2 nci madde gereğince işlem yapılır.
4 - Sigortalılıkları geçici 17 nci madde gereğince durdurulanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi çalışmaları 30/4/2008 tarihinden sonra da kesintisiz devam edenlerin sigortalılıkları 1/5/2008 tarihinden itibaren yeniden başlatılır.
5 - Sigortalılıkları durdurulan sigortalı veya bunların hak sahiplerinin daha sonraki tarihlerde Kuruma müracaat ederek durdurulan sigortalılık sürelerinin karşılığı olan prim borcunu ödemek istemeleri halinde Kurum, müracaat tarihindeki 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarını sigortalıya veya hak sahibine tebliğ eder. Tebligat yapılan sigortalı ya da hak sahibi, tebliğde belirtilen borç tutarının tamamını borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödediği takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
1479 sayılı Kanunun mülga ek 19 uncu maddesine göre talepte bulunarak sigortalılıkları durdurulan sigortalılar ve bunların hak sahiplerinden durdurulan sürelere ait borçlarını ödemek isteyenler hakkında da bu madde gereğince işlem yapılır.
6 - 5 inci madde gereğince hesaplanacak borç tutarının tamamının ödenmesi gerekir. Prim borcunun tamamının ödenmemesi halinde durdurulan sigortalılık süresi ihya edilmez ve ödenen tutar müracaat sahibine iade edilir. Bu durumdaki müracaat sahipleri yeniden Kuruma müracaat edebilirler.
Bu Tebliğ yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Tebliğ olunur.
Etiketler: Sosyal Güvenlik
Bağ-Kur’da prim indirimi ne demek?
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 12:07Geçtiğimiz haftalarda bir yazı kaleme aldık ve Bağ-Kur'lular (4/b) için, ödemekte oldukları prim tutarını düşürme imkanı olduğundan bahsettik.
Bu yazı ile ilgili olarak okurlarımızdan gelen sorulardan, bazı yanlış anlamaların olduğu anlaşılıyor. Bu yazımızda konuyu tekrar özetleyerek yanlış anlamaları gidermeye çalışacağız. Bundan sonra basamak sistemi yok! Bilindiği üzere 1 Ekim 2008 tarihine kadar, Bağ-Kur'da basamak sistemine göre prim alınıyordu.
Gerek esnaf Bağ-Kur'lular ve gerekse tarım Bağ-Kur'lular 1 ila 24. basamak arasında bulundukları basamağın %40'ı kadar primin ödüyorlardı. 1 Ekim'le birlikte yürürlüğe giren yeni SGK'da ise basamak sistemi terk edildi. Yeni sistemde daha önce SSK'lılar için uygulanmakta olan prime esas kazanç sistemi benimsendi.
Buna göre Bağ-Kur'lular da tıpkı SSK'lılar gibi asgari ücret (638,70 YTL) ile bunun 6,5 katı (4151,55 YTL) arasındaki rakam üzerinden prim ödeyecekler. Bağ-Kur'luların prim oranlarının %33,5 ila %39 arasında değişeceğini dikkate alırsak, ödenebilecek en düşük prim 214 YTL olacak.
Seçme hakkı var ama!
Daha önceki basamak sisteminde sigortalılar, Bağ- Kur'a girişlerinde ilk 12 basamaktan birisini seçebiliyorlardı. Ancak 12. basamaktan sonra herhangi bir seçme hakları bulunmuyordu. Oysa yeni sistemde, alt ve üst sınırlar arasında olmak kaydıyla dilediğiniz ay prim matrahını değiştirebileceksiniz. Bu imkandan yararlanarak aylık prim ödemenizi yarıya yakın hatta kimi basamaklar için üçte bire kadar düşürme şansınız olacak. Diyelim ki 1 Ekim'den önce Bağ- Kur'a 15. basamaktan prim ödüyordunuz.
Buna göre en son 2008/Eylül ayında ödediğiniz prim 424,14 YTL idi. Dilerseniz şimdi prim matrahı olarak asgari ücreti, yani 638,70 YTL'yi seçebilir ve 214 YTL prim ödeyebilirsiniz. Böylece aylık prim giderinizi %50 civarında azaltmış olursunuz. Daha önce 24. basamaktan ayda 784,28 YTL ödeyen kişi ise prim ödemesini üçte bir oranında düşürme şansı yakalamış oluyor. Bağ-Kur'luların genelde 13, 14 ve 15. basamaklarda prim ödediğini düşünürsek, genel olarak %50 civarında bir düşüş yaşanacaktır.
Ne kadar ekmek, o kadar köfte hesabı...
Ancak prim ödemenizi düşürmeniz, aynı zamanda ilerde daha düşük aylığa razı olmanız anlamına geliyor. Zira esnaf veya şirket ortağı olarak SGK'ya ne kadar yüksek prim öderseniz emekli aylığınız da o derece yüksek olacaktır. Yani imkanı olan esnaf veya şirket ortaklarına primlerini düşürmelerini değil, aksine artırmalarını tavsiye ediyoruz.
Öte yandan bizim tavsiyemizi, sanki bundan sonra daha düşük prim ödeyerek aynı tutarda aylık alma imkanı varmış gibi anlayan okurlarımız oldu. Oysa biz bu yazımızda olduğu gibi önceki yazımızda da böyle bir husustan bahsetmediğimiz gibi, imkanı olanların bundan sonra da yüksek prim ödemeye devam etmelerini tavsiye ettik.
Sağlık yardımlarını da düzenli alacaksınız!
Prim indiriminde okurlarımızın dikkatini çektiğimiz bir nokta daha vardı. O da yüksek tutarda primi düzensiz ödemektense, en düşük tutarda (tabandan) prim ödeyip düzenli ödemenin daha uygun olacağı idi. Zira yeni SGK'da özellikle Bağ-Kur'luların (4/b) sağlık yardımlarından yararlanabilmesi, primlerini düzenli ödemelerine ve 60 günden daha fazla borçlarının olmamasına bağlı.
Dolayısıyla primini tabandan ama düzenli ödeyen Bağ- Kur'lular sağlık yardımlarından da düzenli bir şekilde yararlanmış olacak. Görüldüğü üzere bizim tavsiyemiz, bağımsız çalışanların primlerini mutlaka düşürmeleri yönünde değil, böyle bir imkanları olduğunu ve düzenli prim ödemek için bundan faydalanabileceklerini hatırlatmak olmuştur.
Etiketler: Sosyal Güvenlik
Bugün sabahtan beridir E-Bildirge zımbırtısına girmeye çalışıyorum. Bu kadar lanet olası birşey olamaz. Allah belasını versin bu sistemi yapanların, daha doğrusu yapamayanların. Yahu kardeşim bu kadar salak nasıl olunur. Hiç mi bir bok bilmiyorsunuz siz. Küfür etmekten başıma ağrılar girdi yemin ederim. Çok sinirlendim.
Aslında sorun sadece geri zekalı sistemin çalışmaması değil. Aylık bildirgelerini ayın ilk günlerinde gönderenlerin durumları ne olacak. Şimdi bir meslek mensubunun müşterisi "kardeşim bizim bakkal ahmet daha az sigorta ödemiş. İndirim varmış indirimden yararlandığını söylüyor, biz niye yararlanmadık" derse; o meslek mensubu ne yapacak. Madem indirim diye birşey yapacaksınız, bunu ay içinde yapmakta neyin nesi. Madem yapıyorsun bir sonraki ay bildirgelerini kapsattırsana. İnanın sinirden söyleyecek söz bulamıyorum.
Üzerimize çok geliniyor bu sıralar. Bunun bir yerden patlaması olur diyecem ama bizlerdeki bu vurdumduymazlık ve ne olursa olsun yaparımcılık olduğu sürece bizlerin işi çok zor. Allah bizlere sabır, güç ve sağlık versin.
Bu yapılan aptalca uygulamalar boyun fıtığımın azmasına neden olduğu gibi, aynı zamanda beni sinir hastası edecek diye de korkar oldum. Birde sınavdan yeni çıkmanın üzerimde oluşturduğu stresli ruh halini buna ekleyince inanın çıldıracak gibi oluyorum. Eğer benim gibi mülayim bir adam bile böyle sinirlenebiliyorsa, tezcanlı bir insanın bu durumlar karşısında yaşadıklarını düşünemiyorum bile.
Son olarak Allah belanı versin "İnternal Server Error"
Etiketler: Bizim Söylediklerimiz, Hayatın İçinden, Sosyal Güvenlik
SGK Yayinlanan Yeni Tebligleri-5
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:43Bu Tebliğler 11 Ekim 2008 Tarihli ve 27021 Sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.
— Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun Görev, Yetki, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...
— Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Tıklayınız...
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK, Tebliğler
SGK Yayinlanan Yeni Tebligleri-4
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 12:32Bu Tebliğler 09 Ekim 2008 Tarihli ve 27019 Sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.
— İşkolu Tespit Kararı (No: 2008/70) Tıklayınız...
— Kamu Görevlilerinin Maluliyet İşlemleri Hakkında Tebliğ Tıklayınız....
— Sigortalının Ölümünde Hak Sahibi Olan Ana ve Babaya Aylık Bağlanmasının Tespitine İlişkin Tebliğ Tıklayınız...
— Kamu Görevlilerinin Tahsis Yardımlarına İlişkin Tebliğ Tıklayınız...
— Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendi Kapsamında Çalışan Sigortalıların Prime Esas Kazancının Tespitine İlişkin Tebliğ Tıklayınız...
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK, Tebliğler
SGK Yayinlanan Yeni Tebligleri-3
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 14:54Bu Bakanlar Kurulu Kararı ve Yönetmelik 29 Eylül 2008 Tarihli ve 27012 Sayılı 2.Mükerrer Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.
YÖNETMELİK
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK, Tebliğler
SGK Yayınlanan Yeni Tebligleri-2
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 11:45Bu Tebliğ 29 Eylül 2008 Tarihli ve 27012 Sayılı Mükerrer Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.
— 2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği Tıklayınız...
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK, Tebliğler
SGK Yayınlanan Yeni Tebligleri
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:52Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK, Tebliğler
SGK Yeni Yayınlanan Yönetmelikleri
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:24Bu yönetmelikler 27 Eylül 2008 Tarihli ve 27010 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
— Alt İşverenlik Yönetmeliği Tıklayınız...
— Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...
— Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...
— Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...
— Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...
— Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik Tıklayınız...
— Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ile Yeminli Malî Müşavirlerce İşyeri Kayıtlarının İncelenmesi Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK, Tebliğler
İşten ayrılana "sigortalı işten ayrılış bildirgesi" düzenlenecek
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:00Halen yürürlükte bulunan uygulamalara göre, işten ayrılan sigortalılar için İŞKUR'a "işten ayrılma bildirgesi", ÇSGB'ye "ek-2 çıkış bildirim" listesi ve SGK'ya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde çıkış tarihi ve nedeninin gösterilmesi gerekmektedir.
Ancak, mevcut uygulamaya ek olarak ayrıca örneği SGK tarafından hazırlanan sigortalı işten ayrılış bildirgesi verilecek. Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimlerin sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılması gerekecek.
Sigortalı işten ayrılış bildirgesine kaydedilen bilgiler, ayrıca ilgili aylık prim ve hizmet belgesinde de gösterilir. Aylık prim ve hizmet belgesi ile sigortalı işten ayrılış bildirgesi arasındaki mutabakatsızlık, işverenle yapılacak yazışma sonucunda giderilecek.
4/(b) bendi kapsamındaki sigortalılardan sigortalı işten ayrılış bildirgesini kağıt ortamında verenler için, sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi iki nüsha düzenlenir. Biri düzenleyen kuruluşta kalır, diğeri ilgili üniteye gönderilir. Sigortalıya, sigortalılığının sona erdiği ilgili ünite tarafından yazı ile bildirilecek.
Yasal süresi dolmadığı için henüz kuruma verilmeyen aylık prim ve hizmet belgesinde yer alacak sigortalı çalışmalarının kurumca bilinmesini gerektiren diğer hallerde de bu madde gereğince işlem yapılır. Ancak, on günlük süre dolmadan aylık prim ve hizmet belgesi verilmiş ise ayrıca sigortalı işten ayrılış bildirgesi verilmeyecek.
Sigortalılar da kendilerini bildirmeli
Halen yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda çalışanların da kendilerini bildireceklerine ilişkin bir hüküm bulunuyor. 1 Ekim'de yürürlüğe girecek reformla birlikte bu uygulama devam ettirilecek. 5510 sayılı kanunun 4/(a) bendi kapsamındaki sigortalılar, çalışmaya başladıklarını, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da benzeri ortamda SGK'ya bildirecekler.
SGK tarafından, sigortalının ilgili işveren tarafından bildirilmediğinin ya da bildirildiği halde sigortalı bildirimi arasında farklılık bulunduğunun tespiti halinde, durum, taahhütlü bir yazıyla sigortalıya, gerekirse işverene bildirilecek. Yapılan bildirimlerin sonucunda farklılık giderilemezse, kontrol ve denetim sonucuna göre işlem yapılır. Sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmeyecek.
İbrahim IŞIKLI / SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU
Etiketler: Güncel Haberler, Sosyal Güvenlik, SSK
Sosyal Sigorta İşlemleri ve Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmelikleri
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 12:4528 Ağustos 2008 Tarihli ve 26981 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlananan ve birçok değişikliği içinde barındıran Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ile Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği'ne meslek camiası konu başlıklarını incelediğinde ilk olarak tepki ile yaklaştı. Angaryayı artırdığı düşünülen yeni düzenlemeler gerçektende bu iş yoğunluğunda can sıkıcı uygulamalar getirmekte. Ben sadece konu başlıklarının değil, bu yönetmeliklerin iyi incelendiğinde muhasebecileri zorlayacak ve kızdıracak başka değişiklikleri de içerisinde barındırdığını düşünüyorum. Sonuç olarak hem yayımlanan son kanunlar hem de yayımlanan bu yönetmelikler çok iyi incelenmeli. Aksi takdirde gözümüzden kaçan bir konunun bizlere geri dönüşü hiç de hoş olmayacaktır.
İlgili yönetmelikler;
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK
İstihdam paketinde merak edilen sorular
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:25Geçen haftaki yazımda, özellikle bir çok işveren tarafından merakla beklenen istihdam paketine ilişkin SGK uygulamasını açıklamıştım. Özellikle, ilave istihdam ve özürlü istihdamına ilişkin yasal düzenlemelerin yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında işverenler, mali müşavirler, şirket yöneticileri ile insan kaynakları bölümlerinde çalışanların uygulamayı anlamakta zorlandıkları görülmektedir.
Özürlü işçilerin durumu belirsiz
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun da bu yöndeki beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu görüyoruz. İlave istihdamı teşvikle ilgili düzenlemelerin açıklandığı 2008/73 sayılı genelge ile yapılan açıklamalar yetersiz olduğu gibi, özellikle özürlü istihdamında ne şekilde işlem yapılacağını açıklamıyor. Özürlü işçilerin kontenjan dahilinde çalıştırılmış olması halinde asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazine'ce karşılanacak. Yine, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde 50'si Hazine'ce karşılanacak. 4447 sayılı kanun türü seçildiğinde hangi özürlü işçinin işveren payının tamamı, hangi işçinin de işveren hisselerinin yüzde 50'si kapsamında olduğu nasıl anlaşılacak, özürlü istihdamına yönelik prim teşvikinden nasıl yararlanılacak? Bunu anlamak ve uygulamak hakikaten zor.
Yıllık izinlerle ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de teşvikten yararlanılmalıdır
Genelgede, fiilen çalışılmamış sürelere ilişkin ödenen ücretlerden dolayı söz konusu teşvikten yararlanılması mümkün bulunmadığı belirtiliyor. Buna göre; yıllık ücretli izin ve istirahat gibi sürelerde çalışmadığı için, işverenler bu günlerde istihdamı teşvikten yararlanamayacak. Ancak ne hikmetse yine fiilen çalışılmadığı halde sigortalıların hak kazandıkları hafta tatili için ödenen ücretler de, fiilen çalışılmış süreler gibi dikkate alınacak.
Peki, ulusal bayram ve genel tatil günleri için istihdamı teşvikten yararlanılabilecek mi, belli değil. Hemen belirtmeliyim ki, hem yıllık ücretli izin, hem hafta tatili ve hem de ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçi çalışmaz ve ücretini tam alır.
Yani, hafta tatilinde ilave istihdamla ilgili teşvikten yararlanan işçinin hem yıllık izinde hem de ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de yararlanması gerekir.
Kapsama giren sigortalıların fiilen çalıştıkları sürelerine ilişkin düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgeleri, 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle, fiilen çalışmamakla birlikte ücret aldıkları sürelerine ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri ise kanun türü seçilmeksizin kuruma gönderileceği, dolayısıyla, kapsama giren sigortalılar için gerek 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle düzenlenecek, gerekse kanun türü seçilmeksizin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde, eksik gün nedeninin işaretlenmesi gerektiğinden, bu nitelikteki sigortalılar için eksik gün nedeni olarak "diğer nedenler" seçeneği işaretleneceği ve bu prim belgeleri ile ilgili olarak kuruma verilecek olan "Ek-8 Sigortalıların Eksik Gün Bildirim Formları" ekine, sigortalıların bildirildiği diğer prim belgesinin sureti ekleneceği öngörülmüş. Belge süresinde verilmediğinde de idari para cezası mı uygulanacak? Bu yasa hükmüne aykıdır ve mutlaka değiştirilmelidir.
Alt işverenler yönünden yapılacak işlemler
Yine, işveren hissesi sigorta prim teşvikinden ortalama sigortalı sayısına ilave olarak yeni işe alınan ve maddede öngörülen nitelikteki sahip sigortalılardan; hangi alt işverenin, kaç sigortalıdan dolayı yararlanacağı hususu asıl işveren tarafından değerlendirileceği belirtilmiş. Ancak, bu durumda alt işverenler arasında sorunlar yaşanacağı gibi, yararlanma imkanı olmasına rağmen yararlandırılmayan alt işverenlere haksızlık olacaktır.
506 sayılı kanun uyarınca yapılan kontrol ve denetimler sonucunda çalıştırdığı sigortalıları kuruma bildirmediği veya prim ödeme gün sayısının eksik bildirdiği tespit edilen işyerleri hakkında, işveren hissesi sigorta primi teşviki bir yıl süreyle uygulanmayacaktır. Yani, aynı işverenin aynı veya farklı ünite sınırları içinde birden fazla işyeri dosyasının mevcut olması halinde ise, kuruma bildirilmemiş sigortalılar hangi işyerinde çalışmış ise, bu işyeri teşvik uygulamasından bir yıl süreyle yararlandırılmayacaktır.
Alt işverenlerin prim borcu vs. olması halinde asıl işveren ve diğer alt işverenlerin teşvikten yararlanmasında sorun yaşanıp yaşanmayacağı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Teşvikten yararlanacak işverenler nasıl başvuracak?
4447 sayılı kanunun geçici 7 nci maddesinde öngörülen ilave istihdamda işveren hissesi sigorta prim teşvikinden faydalanılabilmesi için, işverenlerin, anılan maddede öngörülen niteliklere sahip sigortalıların işe alındığına ve işyeri yönünden gerekli şartların taşındığına ilişkin dilekçe ile işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/ Devredilen SSK Sigorta Müdürlüğü'ne müracaat etmeleri gerekmektedir.
Yapılan yazılı müracaatlar üzerine, kapsama giren sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin, 4447 sayılı kanun çeşidi seçilmek suretiyle gönderilebilmesi amacıyla sistem üzerinde gerekli kodlamanın yapılması için dilekçe, supervizöre intikal ettirilecektir. Supervizör tarafından sistem üzerinde gerekli kodlama yapıldıktan sonra, dilekçe, işyeri dosyasında muhafaza edilmek üzere sigorta primleri servisine gönderilecektir.
Resul KURT / İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK
15.08.2008
Etiketler: Sosyal Güvenlik
İstihdam paketinde uygulamanın usul ve esasları
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:45Kamuoyunda istihdam paketi olarak bilinen 5763 sayılı kanunla, istihdamı teşvikle ilgili çok önemli hükümler getirilmişti. İstihdam teşviki esasen üç başlıkta ele alınabilir.
Birinci teşvik, 01.07.2008 tarihinden önceki bir yıllık dönemde işyerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak, 01.07.2009 tarihine kadar yeni işe alınan 18 yaşından büyük kadınlar ile 18-29 yaş arasındaki erkek işçilere ait SSK primlerinin 5 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanması.
İkinci teşvik, özürlü sigortalıların, asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamının kontenjan fazlası özürlü çalıştıran veya yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin de çalıştırdıkları her bir özürlü için asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazine'ce karşılanması.
Üçüncü teşvik ise, 01/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere; 5510 sayılı kanunun 4/(a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine'ce karşılanması.
5797 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la yapılan değişiklik sonrasında bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettiği birlikler personelinin emekli sandıkları da istihdam teşvikiyle ilgili yasa kapsamına alındı. 5797 sayılı yasa henüz sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmamıştır.
5763 sayılı kanunun geçici 20'nci maddesi ile getirilen 18-29 yaş aralığında olanlar erkek ve 18 yaşından büyük kadın sigortalılardan yeni işe alınanlara ilişkin işveren hissesi sigorta prim teşviki 1/7/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. İşveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, gerek işe yeni alınan sigortalılar yönünden, gerekse sözkonusu sigortalıların çalıştırıldığı işyerleri yönünden anılan maddede öngörülen şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla, maddede aranılan şartlardan bir veya birkaçının gerçekleşmemiş olması halinde sözkonusu teşvikten yararlanılması mümkün olamayacaktır.
18 yaşından büyük, 29 yaşından küçük olan erkek ve 18 yaşından büyük olan kadınlardan, 1/1/2008 ila 30/6/2008 dönemine ilişkin kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı bulunmayıp, 1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe alınan ve fiilen çalıştırılanlar girmektedir.
Buna göre, öngörülen işveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, sigortalı yönünden;
1- İşe giriş tarihi itibariyle; erkek ise 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük, kadın ise 18 yaşından büyük olması,
2- 2008/Ocak ila 2008/Haziran aylarına ilişkin düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması, (İşveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, işe alınan sigortalıların 2008/Ocak ila 2008/Haziran aylarına ilişkin kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması) gerekmektedir,
3- 1/7/2008 (dahil) ila 30/6/2009 (dahil) tarihleri arasında işe alınması, (Dolayısıyla, 30/6/2008 veya önceki tarihlerde işe alınan sigortalılar ile 1/7/2009 veya sonraki tarihlerde işe alınan sigortalılardan dolayı sözkonusu teşvikten yararlanılması mümkün olamayacaktır.)
4- Fiilen çalışması,
Şartlarının tamamının birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe alınan, ancak çeşitli nedenlerle işten ayrılan sigortalıların, 30/6/2009 veya önceki bir tarihte aynı veya farklı bir işyerinde tekrar çalışmaya başlamaları halinde, maddede öngörülen şartların sağlanmış olup olmadığı hususu, en son işe giriş tarihi itibariyle, sigortalı ve işyeri şartları yönünden tekrar kontrol edilecektir.
1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe başlayan ve maddede öngörülen teşvikten yararlanılmakta olan sigortalıların, işten ayrılmalarının ardından, 1/7/2009 veya sonraki bir tarihte aynı veya farklı bir işyerinde tekrar çalışmaya başlamaları halinde, geçici 7'nci maddede aranılan diğer şartların sağlanmış olup olmadığına bakılmaksızın, işveren hissesi sigorta prim teşvikinden istifade edilmesi mümkün olamayacaktır.
Kapsama giren sigortalıların fiilen çalıştıkları sürelerine ilişkin düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgeleri, 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle, fiilen çalışmamakla birlikte ücret aldıkları sürelerine ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri ise kanun türü seçilmeksizin kuruma gönderilecektir. Dolayısıyla, kapsama giren sigortalılar için gerek 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle düzenlenecek, gerekse kanun türü seçilmeksizin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde, eksik gün nedeninin işaretlenmesi gerektiğinden, bu nitelikteki sigortalılar için eksik gün nedeni olarak "diğer nedenler" seçeneği işaretlenecek ve bu prim belgeleri ile ilgili olarak kuruma verilecek olan "Ek-8 Sigortalıların Eksik Gün Bildirim Formları" ekine, sigortalıların bildirildiği diğer prim belgesinin sureti eklenecektir.
Kapsama giren sigortalıların 28, 29 veya 31 gün çeken ayın tamamı için ücret almış olmaları ve söz konusu ayların bazı günlerinde fiili çalışmalarının bulunması, bazı günlerinde ise fiili çalışmalarının bulunmaması durumunda (yıllık ücretli izin, istirahat gibi), yukarıda belirtilen her iki belgede kayıtlı prim ödeme gün sayısının toplamının 30'un altında veya üstünde olması mümkün olmadığından, bu sigortalılar için;
- 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı prim ödeme gün sayısı, fiilen çalışılan gün sayısı üzerinden,
- Kanun türü seçilmeksizin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı prim ödeme gün sayısı ise, 30 günden, fiilen çalışılan gün sayısı çıkartılmak suretiyle (30 gün,fiilen çalışılan gün sayısı) bulunan gün sayısı üzerinden,
Kuruma bildirilecektir.
Resul KURT
Dünya Gazetesi
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK
18-29 Yaş aralığı prim teşvikine ilişkin Genelge 2008/73
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:38.
.
18-29 yaş aralığında olan erkek ve 18 yaşından büyük kadın sigortalılardan yeni işe alınanlara ilişkin işveren hissesi sigorta prim teşviki ile ilgili; 01/08/2008 tarihinde yayınlanan 2008/73 sıra numaralı genelgeye ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız...
>>>Genelge için TIKLAYINIZ<<< 
Etiketler: Sosyal Güvenlik, SSK
Şirket Ortaklarının Sosyal Güvenliği
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:03Sosyal güvenlik sistemimizin belirli ilkeleri var olup bu ilkelerin en önemlileri, sosyal güvenliğin tekliği ile belirli şartlarla sosyal güvencenin zorunluluğu ilkesidir. Bu zorunluluk ilkesi gereğince,
1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24 üncü maddesi gereğince, limited şirket ortakları ile Anonim Şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyeleri zorunlu olarak Bağ-Kur sigortalısıdırlar.
Benzer şekilde, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 ve 6 ıncı maddeleri gereğince de hizmet akdi ile (işçi olarak) çalışanlarda SSK’nın zorunlu sigortalısıdırlar.
Ancak, aynı zaman süreleri içinde hem şirketlerle ilişkisi olan hem de bir işyerinde işçi olarak çalışan kişilerin SSK’ya mı yoksa Bağ-Kur’a mı prim ödeyecekleri konusu aşağıdaki kriterlere göre belli edilmektedir.
1-Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin emrinde çalışmaları dolayısı ile (SSK da) sigortalı olanlar, sigortalılıkları sürerken, çalıştıkları şirkete veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları taktirde 506 sayılı kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur’a tabi tutulmayacaklardır.
2-Kollektif şirket veya adi şirket (Adi komandit şirket ortakları ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin komandite ortakları dahil) ortaklarının aynı şirkette bir hizmet akdine tabi çalışmaları, işverenlik ve sigortalılık vasıflarının aynı kişide birleşmesinin mümkün olmaması nedeniyle yasal olarak olanaklı görülmediğinden bu durumda olanların Bağ-Kur ile ilişkilendirilmeleri gerekecektir.
3-Şirket ortağı yada anonim şirketlerde kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla Bağ-Kur sigortalısı olanlar, sigortalılıkları sürerken bir hizmet akdine dayanarak çalışmaya başladıkları taktirde Bağ-Kur sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 506 sayılı kanuna tabi tutulmayacaklar ve bunların işçi olarak aldıkları ücretlerden sadece gelir vergisi ile damga vergisi kesintisi olacak, SSK prim kesintisi olmayacaktır.
4-506 sayılı Kanun veya 1479 sayılı Kanuna göre sigortalılığı devam etmekte iken diğer sosyal güvenlik kuruluşu kapsamına giren bir işte çalışmaya başlayanların önceki sigortalılığının kesintiye uğraması durumunda kesinti tarihinden itibaren son çalışmalarının gerektirdiği sosyal güvenlik kuruluşu ile ilişkilendirilmeleri sağlanacaktır. Ancak, geçici iş göremezlik dolayısı ile geçen süreler ile hafta sonu ve resmi tatil süreleri sigortalılığın kesintisi olarak değerlendirilmeyecektir.
5-Gerek limited ve gerekse anonim şirketlerin kurucu ortakları ASLA kendi şirketlerinde SSK’ya sigortalı olarak bildirilemezler çünkü kurucu ortak olmaları hasebiyle işveren sıfatını daha önce kazanan bu kişilerin üzerinde hem işveren hem de işçi sıfatı aynı anda bir araya gelemez.
6-Uygulamada sıkça karşılaştığımız durum ise bir başka işyerinde SSK’lı olarak çalışırken şirket kurucu ortağı olanlar kendi şirketleri kurulduktan sonra diğer işyerindeki SSK sigortasını sona erdirip hiç ara vermeden kendi kurucu ortağı olduğu şirketten SSK’ya bildirilmesidir ki bu durum bir üstteki beşinci madde gereğince yasal değildir, bu kişinin Bağ-Kur’lu olması gerekir.
Ancak, bir şirkette SSK sigortalısı olarak çalışırken biriktirdiği paralarla şirkete ortak olan (dikkat edin kurucu ortak değil) ve aynı işi veya bir işçinin yapması gereken işi yapmaya devam eden sonradan ortak olanlar aynı şirketten SSK’ya bildirilebilirler.
Bu konuda bir önemli olay da 04.10.2000 tarihidir. 4956 Sayılı Kanun gereğince 04.10.2000 tarihinden önceki bir dönemde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu gereğince Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiği halde hiç Bağ-Kura kayıt olmayanlar (Hiç Bağ-Kur sicil numarası olmayanlar) için Bağ-Kur’luluk 04.10.2000 günü başlar. Bu nedenle 04.10.2000 tarihinden önceki dönemde Bağ-Kurlu olması gerektiği halde SSK’ya prim ödeyenler için yasadışılık giderilmiş olup, SSK sigortalılığı 04.10.2000 tarihinden sonra da kesintiye uğradığı tarihe kadar devam ettirilecek, kesintiye uğraması halinde ise kesinti tarihinden itibaren sona erdirilerek Bağ-Kur sigortalısı sayılacaklardır.
Şirket Ortaklarının Sosyal Güvenliği 02.12.2005
Ali TEZEL / alitezel@alitezel.com
Referans, 2.12.2005
Etiketler: Sosyal Güvenlik
GÜVENCESİ OLMAYANLAR DA ARTIK SAĞLIK HİZMETLERİNDEN YARARLANACAK
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:30Kısa zaman öncesinde hastanelerde maddi imkanı olmadığı veya herhangi bir sağlık güvencesi olmadığı gerekçesi ile tedavi alamayan kişiler hakkında, hem görsel hem de yazılı basında acı haberler duyduk. İşte bu gibi sıkıntılar yaşanmaması için sayın Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN, acil sağlık hizmetlerin sunumu hakkında 2008/13 sayılı genelge (26/06/2008 tarih ve 26918 sayılı Resmi Gazete) yayınlanmıştır.
Genelge de sağlık kurumlarında acil vakalara ilişkin olumsuz gelişmelerin olmaması için; üniversitelere ait araştırma hastaneleri dahil olmak üzere kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının, acil vakaların kabulü, nakli ve tedavi masraflarının karşılanması hususlarında uyulması gereken kurallar açıklanmıştır.
Genelgeye göre;
Acil sağlık hizmeti vermekle yükümlü bulunan sağlık kuruluşları, acil vakaları hastanın sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakmaksızın kabul edecek ve gerekli tıbbi müdahaleyi kayıtsız-şartsız ve gecikmeksiz yapacaktır.
Hizmeti veren kurumlar hizmet bedellerini;
Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlarımızdan ödeme gücü bulunmayanların acil sağlık hizmeti bedelleri kendilerinden talep edilmeyeceği, bunlardan kamuya ait sağlık kuruluşlarından ve ayakta teşhis ve tedavi yapan özel sağlık kuruluşlarından acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlık kuruluşunun bulunduğu yer Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından talep edileceği,
Özel hastanelerden acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri ise talep edilmesi halinde 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 32 nci, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci ve 60 ıncı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 18 inci maddeleri gereğince sağlık kuruluşunun bulunduğu yerin belediyesince ödeneceği belirtilmiştir.
Umut ederim, bundan böyle hiç bir vatandaşımız maddi imkansızlıklar yüzünden sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasın.
Saygılarımla,
Halil YILDIRIM
Etiketler: Sosyal Güvenlik
Bağ-Kur'lulara Emeklilik Fırsatı
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:14Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İstanbul İl Müdür Yardımcısı Mustafa Cerit, 21 bin YTL ödeyenlerin Bağ-Kur emeklisi olabileceğini söyledi. İstanbul Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Derneği tarafından düzenlenen ve sosyal güvenlik sisteminin masaya yatırıldığı toplantıda konuşan Cerit, Bağ-Kur üyelerine emeklilik yolunu açacak formülü açıkladı.
Cerit, bir kişinin geriye dönük hiçbir Bağ-Kur tescili yoksa yani numara almamışsa emeklilikle ilgili miladın 4 Ekim 2000 tarihinden itibaren başladığını hatırlattı. Cerit 4 Ekim 2000’den önce Bağ-Kur’a tescilli kişilerin bu durumu mahkeme kararıyla vergi mükellefiyeti veya başka belgelerle açıklayabildiklerinde arada atladıkları prim borçlarını ödeyerek aftan yararlanacaklarını ve yeni yasa ile emekli olabileceklerini söyledi.
BAŞLANGIÇ TARİHİ
Mustafa Cerit, mahkeme kararında çıkan tarihin Bağ-Kur’lunun sigortaya başladığı tarih olarak alınacağını dile getirdi. Bir kişinin Bağ-Kur’da kaydı olduğu ortaya çıkar ve bu kişi gecikmiş primlerini peşin olarak ödediğinde emekli olacağını vurgulayan Cerit “Bağkur’da yaş dolduğu zaman 25 yıl ve 9 bin iş günüyle emekli olunuyor.
Yeni yasa ertelenmezse, kayıtlı bir Bağ-Kurlu gecikmiş primlerini ödediği takdirde ki bu en fazla 21 bin 243 YTL olarak hesaplanıyor, 24 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış olacağından emekli olmaya hak kazanıyor. Bağ-Kur’da sigortalılık tarihi mahkeme kararıyla 1982 yılına kadar götürülebiliyor” diye konuştu.
DEVLETE GÜVENİN
Toplantı sonrasında soruları yanıtlayan SGK İl Müdür Yardımcıları Murat Göktaş, Ramazan Yıldız ve Mustafa Cerit sosyal güvenlikte yapılan değişiklikler konusunda halkın devlete güvenmesini istediler.
Ramazan Yıldız, devletin üç kurumdan 43.5 milyar YTL prim alacağı olduğunu belirtirken devleti çeşitli vesilelerle dolandırmaya yeltenenlerin daha çok okumuş ve eğitim görmüş kişiler olması hasebiyle devletin de işi vicdani sorumluluğa bırakmamak için sosyal güvenliği elektronik sisteme bağladığını ve bu ağın giderek genişletildiğini kaydetti.
Yıldız “Prim borcu olana kolaylıklar tanınmıştır. Devlet zamanında prim ödemiş insanları aldatılmış durumuna düşürmemek maksadıyla borcunu ödemeyenler için ana para artı yüzde 30 gecikme cezası koyarak sistemde adaleti sağlamaya çalışmıştır” dedi.
Özürlüler konusundaki soruları da cevaplandıran Yıldız, kanunda özürlü sayılabilecek taban oranın yüzde 40 olduğunu, çalışırken yüzde 60 özürlü-lük oranına ulaşanların 10 yılda emekli olabileceklerini söyledi.
MAAŞIN YARISI EŞE, KALANI ÇOCUKLARA
SGK İl Müdür Yardımcısı Murat Göktaş ölüm durumunda yeni kanunun işleyişi ile ilgili bilgi verdi. Göktaş, yeni kanunla bir SGK’lının iş yerinde ölmesi durumunda olayın iş kazası olarak değerlendirildiğini, kurumun ölen kişinin eşine yüzde 50, çocuklarına ayrı ayrı yüzde 25, geri kalanı da ispatlanması durumunda anne ve babasına verildiğini dile getirdi.
Göktaş, şayet iş kazası olmayıp da bir kişinin iş yeri dışında ölmesi durumunda SSK’lının 900 gün, Bağ-Kur’lunun ise 1800 gün prim ödemiş olmasının arandığını ve ölüm maaşının buna göre bağlandığını kaydetti. Oturum başkanı serbest muhasebeci mali müşavir İbrahim Balcıoğlu, sigortalı olma furyasını hatırlattı.
Balcıoğlu “Yasanın emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı gibi hükümlerinden etkilenmeme düşüncesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) il müdürlükleri önünde sigorta başvurusu için oluşturulan kuyrukların sayısal verileri ortaya çıktı. Nisan ayında Sigorta başvurusunda bulunanların 101 bin 888’i 18 yaşından küçüklerden, 337 bin 69’u da 18 ve üstü yaşlardakilerden oluşuyor.
SGK’nın verilerine göre, Nisan ayında ilk kez sigorta başvurusunda bulunanlardan 1039 kişi 0-2 yaş arası, 2322 kişi 3-5 yaş arası, 2644 kişi 6-8 yaş arası kişilerden meydana geliyor” dedi.
Kaynak: Taraf Gazetesi
Etiketler: Sosyal Güvenlik
Şirket sahibi ve ortaklar nasıl pirim ödeyecek?
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:201 Ekim’de yürürlüğe girecek olan sosyal güvenlik reform yasası ile 70 milyonun hayatında yeni bir sayfa açılacak. Söz konusu yasa, sosyal güvenlikle ilgili tüm ezberlerimizi bozuluyor.
Ezberimizin bozulduğu konulardan birisi de şirket ortaklarının sigortalılığı. Bazı istisnaları bulunmakla birlikte şirket ortaklarının geneli bugün için Bağ-Kur, yeni yasada ise 4/b’li sigortalı kabul edilmektedir. Yeni yasada 4/b’li olarak kabul edilen şirket ortaklarına 1 Ekim 2008’den sonrası için bazı kötü haberlerimiz var. Bunlar;
Şuan birden fazla şirkete ortak olan Bağ- Kur’lu, sadece bulunduğu basamağın primini ödemektedir. 1 Ekim’den sonra ise her şirketten elde ettiği kazançlarının toplamını beyan edecek ve bunların toplamı üzerinden, %32 oranında prim ödeyecek.
Şuan bir şirket ortağı/sahibi, çalıştırdığı genel müdürünü SSK’ya 3.500 YTL üzerinden bildirirken kendi primlerini örneğin Bağ-Kur 12. basamaktan ödeyebilmekte.
1 Ekim’den sonra ise kendisi için bildireceği kazanç tutarı, en yüksekten bildirdiği sigortalı çalışanından az olamayacak. Yani kendisi de en az genel müdür seviyesinden prim ödeyecek.
Şu an bir kimse bazı istisnalar hariç, ortağı olduğu şirkette aynı zamanda sigortalı işçi olarak kendisini bildirebilmekte. 1 Ekim’den sonra ise hem şirket ortağı olup (anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olmayan ortakları ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin komanditer ortağı hariç) hem de aynı şirketten sigortalı olunamayacak. Reformla ilgili kaynak kitabınız çıktı!
Özellikle serbest muhasebeci ve mali müşavirler, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek olan reform yasası ile çok sayıda soru ve sorunla muhatap olacaklar. Alanlarında uzman iki isim, Ali Tezel ve Resul Kurt, tüm meslek mensuplarının ihtiyacını karşılayacak Açıklamalı-Yorumlu Sosyal Güvenlik Reformu kitabını hazırladılar. Yeni dönemde başucu kitabı olacak bu eser Yaklaşım Yayıncılık’tan çıktı. Üstatlara teşekkür ediyoruz.
Sadettin ORHAN
Etiketler: Sosyal Güvenlik
Sosyal Güvenlik Reformunda Merak Edilen 50 Soru 50 Cevap
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:47Sosyal Güvenlik Reformunda Merak Edilen 50 Soru 50 Cevap
Kitapçık için;
>>>>TIKLAYINIZ<<<<
Etiketler: Sosyal Güvenlik