İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRGESİNE CEZA GELİYOR…
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:40EK 1, EK 2 VE İŞKUR İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRİMİ (İAB) KALKIYOR…
Ekonomik krize yönelik “önlemler paketi” çerçevesinde TBMM tarafından 18/02/2009 tarihinde kabul edilen 5838 sayılı torba yasa ile; SGK işten ayrılış bildirgesine ceza gelirken, Ek 1, Ek 2 ve İş-Kur işten ayrılış bildirimi (İAB) kaldırılıyor.
5510 sayılı Kanuna ilave edilen Ek 1. Madde ile; işverenler tarafından 8 nci, 9 uncu ve 11 inci maddelere göre Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan sigortalı ve işyerlerine ilişkin bildirimler; 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 3. maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 48. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili Bölge Müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yerine geçecek…
Buna göre; Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen işe giriş bildirgesi, işten ayrılış bildirgesi ve işyeri bildirgesi, diğer kanunlar gereği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verilmesi gereken Ek 1, Ek 2 ve Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne verilmesi gereken işyeri bildirgesi, İş-Kur’a verilmesi gereken işten ayrılış bildirimi (İAB) yerine geçecek…
Konu ile ilgili uygulamalar, ayrı bir yönetmelikle düzenlenecek.
Yeni torba yasa ile yapılan bir başka düzenleme de, Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmesi gereken işten ayrılış bildirgelerinin usulüne uygun verilmemesi halinde uygulanacak cezalar konusunda oldu.
5510 sayılı Kanunun 102. maddesi 1.fıkrasına eklenen (j) bendi ile de, 5510 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere (4/a) ilişkin bildirim süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak…
Önceden (4/a) kapsamındaki sigortalıların işten ayrılışından itibaren 10 gün içinde verilmesi gereken işten ayrılış bildirgesinin süresinde verilmemesi halinde idari para cezası yok iken, artık bu durumda olanlara bir asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak…
Söz konusu yasa, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
Etiketler: Güncel Mevzuat, SSK
Kara Para Aklayacak Kanun Mecliste Kabul Edildi
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:57
13 Kasım 2008 Perşembe
Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna göre, gerçek veya tüzel kişilerin, 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla sahip olduğu yurt dışındaki; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazları, bu kanunun yayımlandığı ayı izleyen 3. ayın sonuna kadar YTL cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilecek ya da vergi dairelerine beyan edilecek. Bu kıymetler, Vergi Usul Kanunu uyarınca, defter tutan mükelleflerce beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilebilecek. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kanun hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için, pasifte, özel fon hesabı açacaklar. Bu fon hesabı, sermayenin parçası sayılacak, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecek.
-TÜRKİYE'DE BULUNAN SERMAYE ARAÇLARI VE TAŞINMAZLAR-
-GERİYE DÖNÜK İNCELEME YAPILMAYACAK-
-YURT DIŞI KAZANÇ İSTİSNASI-
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31 Ekim 2009 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna olacaklar.
Bakanlar Kurulu, bu süre içerisinde tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonunun yanı sıra, sigortaya tabi olacak diğer mevduatın ve katılım fonlarının kapsamını ve/veya tutarını ve sigorta kapsamı dışında tutulacak mevduat ve katılım fonlarının niteliğini belirlemeye de yetkili olacak.

Etiketler: Güncel Mevzuat, Vergi Mevzuatı
Ek-1 ve Ek-2 Belgesi ile İş-Kur İşten Ayrılma Bildirgesi Kaldırılmasına Yönelik Çalışmalar Devam Ediyor
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:38Halen yürürlükte olan mevzuata göre, işverenlerin, işe alınan ve işten ayrılan işçiler için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Ek-1 işçi bildirim listesi, işten ayrılan işçiler için de yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na Ek-2 işçi çıkış bildirim listesi belgelerinin izleyen ayın 15’ine kadar aylık bildirimlerle verilmesi gerekmektedir.
Özellikle, Sendikal çalışmalarda kullanılmak amacıyla getirilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na Ek-1 işçi bildirim listesi ve Ek-2 işçi çıkış bildirim listesi belgesinin günümüzde bir anlamı kalmamıştır. Bilgisayar ve otomasyon sistemleriyle sigortalılara yönelik istatistiki bilgiler daha sağlıklı edinilebilecektir.
Yine, İşveren, sigortalı işsizler hakkında hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren 15 gün içinde 3 nüsha İşten Ayrılma Bildirgesi düzenleyerek, bu süre içerisinde, bir nüshasını işyerinin bulunduğu yerdeki İş-Kur birimine ulaştırmak, bir nüshasını sigortalı işsize vermek, diğer nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdür. Aynı şekilde, işsizlik sigortası yardımlarından faydalanabilecek sigortalılar için de SGK’na yapılan bildirimde İş-Kur için de gerekli bilgileri içermektedir.
Bu gerçekten hareketle, TÜRMOB ve İstanbul, Ankara ve İzmir SMMM Odası Yöneticileri tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde girişim yapılmıştır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Faruk Çelik, bu çerçevede Ek-1 işçi bildirim listesi ve Ek-2 işçi çıkış bildirim listesi ile İş-Kur İşten Ayrılma Bildirgesi belgelerinin kaldırılarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bildirimlerin esas alınmasına ilişkin değişiklik yapılacağını ifade etmiştir.
Ayrıca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Faruk Çelik meslek mensuplarının eski Bağ-Kur ünitelerinde mükellefleri adına işlem yaptırmasında yaşanan sıkıntıların da en kısa zamanda çözüleceğini belirtmiştir
İSMMMO
Etiketler: Güncel Mevzuat, SSK
Bankaya yatmayan kira, ev sahibine pahalıya mal olacak
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:52Maliye son dönemlerde kira gelirlerini sıkı şekilde takip altına aldı. Geçtiğimiz yıllara kadar ücretlilerin vergi iadelerinde kullandıkları kira kontratlarından kira gelirleri tespit ediliyordu.
Vergi iadeleri kaldırılıp yerine asgari geçim indirimi getirilince, daha önce kira geliri beyan edenlerin tekrar beyan verip vermediği kontrol edilmeye başlandı. Ancak bütün bunlar kira gelirlerinin takip edilmesini ve beyan edilmesini sağlamaya yetmiyordu. Bakanlık geçtiğimiz günlerde çıkardığı tebliğ ile kira gelirlerinin takibini daha etkili bir şekilde yapmanın yolunu açtı.
Buna göre kasım ayından itibaren aylık 500 YTL ve üzeri olan her bir mesken kirası ile tüm işyeri kiraları; bankalar, finans kurumları veya PTT şubeleri vasıtasıyla ödenmek zorunda. Bu tür ödeme ve tahsilâtlar, söz konusu kurumlar tarafından düzenlenen hesap belgesi veya hesap bildirim cetvelleri ile belgelenecek. Ödeme ve tahsilâtın bankaların internet şubeleri üzerinden yapılması da aynı kapsamda değerlendirilecek. Özellikle mesken kiraları için getirilen 500 YTL'lik limit her bir mesken için ayrı ayrı aranacak. Örneğin 3 dairesini aylık 400'er YTL'den kiraya veren kişiler kira tahsilâtlarını banka veya finans kurumları aracılığıyla yapmak zorunda değiller. Bu kira gelirlerini elden almaya devam edebilecekler.
Getirilen bu mecburiyetlere uymayanlar özel usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalacak. Buna göre meskenlerde, her bir mesken için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenler, işyerlerinde ise herhangi bir tutarla sınırlı olmaksızın işyerini kiraya verenler ile kiracılar kiraya ilişkin tahsilât ve ödemelerini, banka veya PTT Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle yapmazlarsa farklı miktarlarda cezalarla karşılaşabilirler.
Tebliğe göre getirilen mecburiyete riayet etmeyen;
Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabına 1.490 YTL'den,
İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenlere 680 YTL'den,
Bunlar dışında kalanlara 320 YTL'den
Az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın yüzde 5'i tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecek. Yani ödenen kira tutarının yüzde 5'i ile yukarıdaki tutarlar kıyaslanacak, fazla olan tutar ceza olarak uygulanacak.
Örneğin, emekli Zeki Bey'in Kasım 2008'e ilişkin 450 YTL'lik işyeri kira gelirinin 200 YTL'sini banka aracılığıyla, kalan 250 YTL'yi de elden aldığını ve kiracısının da hekim olduğunu kabul edelim. Ayrıca Zeki Bey'in 650 YTL ev kira gelirini de elden tahsil ettiğini farz edelim. Zeki Bey hem işyerinden hem de ev kira gelirlerinden ayrı ayrı 320 YTL ceza ödeyecek. Çünkü bankalar aracılığıyla yapılmayan ödemelerin her ikisinin de yüzde 5'i 320 YTL'nin altında. Doktor ise 1.490 YTL ceza ödeyecek.
Gayrimenkul sermaye gelirlerinin toplam bütçe gelirleri içerisindeki payı dikkate alındığında oldukça düşük yer tutan kira gelirleri için bu tür mecburiyetler getirilmesi ilk bakışta garipsenebilir. Hâlbuki bu uygulamanın yerleştirilmesi ve zamanla geliştirilmesi ülke yararına. Çünkü ülke sathında elde edilen tüm gelirlerin kavranması ve buna göre vergilendirme politikalarına yön verilmesi gerekiyor. Vergi adaleti açısından da bu böyledir. Adil bir vergilendirme için tüm vatandaşların gelirleri eşit şekilde vergilendirilmelidir. Bazı gelirlerin sırf tespit edilememe yüzünden vergi dışı bırakılması kabul edilemez. Öte yandan çalışanların ücret ödemeleri banka ve finans kuruluşlardan yapılıyor. Doktor ve dişçilere özel POS makinesi kullanma zorunluluğu getiriliyor. 8 bin YTL'yi aşan fatura ödemelerinin bankalardan yapılması yasal zorunluluk. Bunlarla beraber son düzenleme ele alındığında piyasada dolaşan paraların ve elde edilen gelirlerin banka ve finans kuruluşları vasıtasıyla kayıt altına alınmak istendiği ve bunun bir nebze de olsa sağlandığı görülüyor.
Ahmet Yavuz
Zaman / 04.08.2008
Etiketler: Güncel Mevzuat, Vergi Mevzuatı
Gayrimenkul ve araç alıp-satanlar dikkat!
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:25Özellikle ev ve araba alan veya satanlar ile motorlu taşıt vergisi borcu olanları yakından ilgilendiren yeni düzenlemeler getirildi.
1- Araç satışlarında devirler artık noterlerde yapılmayacak 2 ay sonra araç satışlarında devirler artık noterlerde yapılmayacak. Araç devirleri trafik tescil şube veya bürolarındaki ilgili memurlar tarafından siciline işlenmek suretiyle yapılacak.
Devir yapılabilmesi için trafik tescil memurlarının, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığını tespit etmesi gerekli. Vergi borcu olan aracın satış ve devri yapılmayacak. Trafik tescil şube veya büroları tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersiz olacak.
Satış üzerine trafik tescil şube veya bürolarında alıcı adına tescil belgesi veya geçici tescil belgesi düzenlenecek. Ayrıca, tescil edilmiş araçların satış ve devir işlemlerine ilişkin bilgiler işlemin tamamlanmasını müteakip en geç 15 işgünü içinde ilgili vergi dairesi müdürlüklerine bildirilecek. Satışların trafik tescil bürolarında yapılacak olması, satış işlemlerinde uzun kuyruklar oluşur mu sorusunu akla getiriyor. Vatandaşların mağdur olmaması bakımından araç satış ve devrini gerçekleştirecek tescil büro ve memurlarının yeterli sayıda olması oldukça önemli. Bunun için Emniyet Müdürlüklerinin gerekli önlemleri alacağını düşünüyoruz.
2- Motorlu Taşıt Vergisi borcu olan araçların muayenesi vergi borcu taksitlendirilerek yapılabilecek Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre vergisi ödenmemiş taşıtlara ait fenni muayene yapılamaz, denize veya uçuşa elverişli belgesi verilemez.
Dolayısıyla araçlarının muayenesini yaptırmak isteyenler vergi borcunu ödemek zorundalardı. Son düzenlemeye göre araçlarının vergi borcu olanlar, bu borçlarını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 48'inci maddesi uyarınca tecil ettirip taksitlendirirlerse araçlarının muayenelerini yaptırabilecekler, denize veya uçuşa elverişlilik belgesi alabilecekler. Gelir İdaresi bu hususla ilgili olarak İç Genelge yayınlayarak motorlu taşıtlar vergisi, bu verginin gecikme zammı ve trafik para cezalarının tecil ve taksitlendirilebileceğini tüm teşkilatına duyurdu.
Bu borçlarını taksitlendiren vatandaşlar yıllık % 24 tecil faizi ödemek zorunda kalacaklar. Önemli bir husus olarak belirtelim. Vergi borcunun taksitlendirilmesi vergi borcunun ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Dolayısıyla vergi borcu taksitlendirilirse araçların muayenesi yapılabilmesine rağmen borç ortadan kalkmadığı için aracın satış veya devri gerçekleştirilemeyecek.
3- Gayrimenkul alım-satımında gerçek değer gösterilecek! Bundan böyle gayrimenkul alım-satımlarında tapuda gösterilecek değer emlak vergisi değeri olmayacak. Gerçek satış bedeli ne ise tapuda o değer gösterilecek. Gösterilecek gerçek değer, emlak vergisi değerinden düşük olamayacak. Mesela 100.000 YTL'ye satılan bir konutun emlak vergisi değeri 30.000 YTL ise tapu harcı önceden 30.000 YTL üzerinden hesaplanıyordu. Fakat yeni düzenleme sonrası harcın 100.000 YTL üzerinden hesaplanması gerekecek.
Bu değer üzerinden alıcı ve satıcı ayrı ayrı binde 15 oranında tapu harcı ödeyecek. Eğer tapuda satış bedeli düşük gösterilirse aradaki farka isabet eden harç alıcı ve satıcıdan cezalı olarak alınacak. Dolayısıyla gayrimenkul satışlarında vatandaşlarımızın, gerçek satış bedeli ne ise o tutarı tapuda beyan etmeleri ileride ceza ödememeleri açısından kendi yararlarına olacaktır.
İsmail KÖKBULUT
Etiketler: Güncel Mevzuat
Gayrimenkul satışında yeni bir dönem başlıyor
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 14:40Gayrimenkul alacak ya da satacak olanları yakından ilgilendiren yeni bir yasa çıktı.
6 Haziran 2008 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanan 5766 sayılı Yasa ile gayrimenkullerin satışı sırasında, "tapuda beyan edilecek değeri" ile ilgili önemli bir düzenleme yapıldı.
OLAY NEYDİ?
Öteden beri süregelen uygulamada, gayrimenkulün tapu harcına esas olan değerinin, "emlak vergisi asgari değeri" olarak gösterilmesi yeterliydi.
Buna göre, örneğin; satış değeri 500 bin YTL olan bir gayrimenkulün, emlak vergisi asgari değeri 160 bin YTL ise, tapu işlemleri 160 bin YTL üzerinden yapılabiliyordu.
Böyle olunca, alıcı ve satıcı 500 bin YTL yerine, 160 bin YTL üzerinden ayrı ayrı binde 15 "tapu harcı" ödüyorlardı.
Başka bir anlatımla, 500 bin YTL satış bedeli üzerinden 7.500’er YTL tapu harcı ödemek yerine, 160 bin YTL olan emlak vergisi asgari değeri üzerinden 2.400’er YTL tapu harcı ödenebiliyordu. Bu uygulamada, alıcının da satıcının da daha az harç ödeme yönünden avantajları vardı.
Nitekim Maliye Bakanlığı’da 48 No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile yaptığı açıklamada; gayrimenkul alım-satımı sırasında, emlak vergisi asgari değeri üzerinden tapu harcı ödenebileceğini açıklamıştı. Bunun tek istisnası; yapılan işlemler sırasında mükelleflerin, emlak vergisi değerinin üzerinde bir değer beyan etmek istemeleri halinde, beyan edilen değerin tapu harcının hesabında dikkate alınacağıydı (Bkz. 13.9.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 48 No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği).
6 Haziran 2008 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanan 5766 sayılı yasa ile gayrimenkullerin alım-satımında, tapu işlemine esas değer olarak gösterilecek değer, yeni esaslara bağlandı
NE OLDU?
Yeni düzenlemeye göre;
- Tapu işlemleri sırasında gösterilecek değer, emlak vergisi asgari değeri değil, normal alım-satım değeri olacak. Örneğin 500 bin YTL’ye satılan gayrimenkulün, emlak vergisi asgari değeri 160 bin YTL ise, tapu işlemleri, önceki uygulamanın aksine 500 bin YTL değer üzerinden yapılacak. Kuşkusuz tapu harcı vs. 500 bin YTL üzerinden hesaplanacak.
- Gayrimenkul satışında, satış bedelinin emlak vergisi asgari değerinin altında olduğu durumlarda ise, emlak vergisi asgari değeri üzerinden "tapu harcı" ödenecek.
- Alım-satım ya da devir değerinin gerçek tutarı yansıtmadığının saptanması durumunda, aradaki farka isabet eden harç, ikmalen veya re’sen alıcı ve satıcı adına tarh edilecek. Tarh edilecek yani ilave olarak istenecek olan bu harcın yüzde 25’i oranında da "vergi ziyaı" cezası kesilecek.
Vergi dairesi, 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde, gayrimenkulün gerçek satış bedelini araştırıp, cezalı işlem yapabileceği için, bundan böyle alım-satım sırasında, tapu harcı yönünden, gerçek değerin gösterilmesinde yarar var.
Vergi borcu olan gayrimenkul alabilecek
Bazı gazetelerde, vergi borcu olanların gayrimenkul alamayacağı ve tapuda işlem yaptıramayacağı yönünde haberler yayınlandı.
Okurlarımızın ısrarlı soruları üzerine açıklayalım; böyle bir durum söz konusu değil. 5 Haziran 2008 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanan 5766 sayılı Yasa’nın ikinci maddesinde, "tapu işlemlerine ilişkin harçlar hariç" denilmek suretiyle, konuya açıklık kazandırılmıştır.
Şükrü KIZILOT
Etiketler: Güncel Mevzuat
Prim affı tamam şimdi sıra borçluda
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:54İstihdam Paketi ile sosyal güvenlik prim borçları için yeni bir af getirildi. Borçluların bu yazıyı dikkatle okumasını öneriyorum
Daha önce indirim yapılmış, takside bağlanmış belediye prim borçlarının dışındaki sosyal güvenlik prim borçları için yeni bir af getirildi. Af kapsamında olan borçlar şöyle:
* Mart 2008 ve önceki dönemlere ilişkin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve sosyal yardım zamları.
* 30 Haziran 2008'e dek başvuru yapılması koşulu ile 31 Mart 2008'e kadar bitirilmiş olan özel bina inşaatı ile ihale konusu işlerden Sosyal Güvenlik Kurumu'nca yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunulmadığı anlaşılanların fark işçiliğe ilişkin borçları.
BAŞVURUYU KAÇIRMAYIN
* İsteğe bağlı sigortalıların Mayıs 2003 ila Mart 2008 dönemleri arasında isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içindeki prim borçları.
* Topluluk sigortasına tabi olanların Mart 2008 ve önceki dönemlere ilişkin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait prim borçları.
* Mart 2008 ve önceki dönemlere ait Bağ-Kur ve tarım Bağ-Kur prim ve sosyal güvenlik destek prim borçları.
2006'daki aftan yararlananların söz konusu af dışında kalan borçları da bu kapsamda indirime konu olabiliyor. Aftan yararlanmak için başvuruların 26 Temmuz 2008'e kadar yapılması gerekiyor. Ancak kanun maddesi içinde asgari işçilik prim borçları için farklı bir düzenleme var. Özel inşaat yapmış olanların asgari işçilik borçları ile ihale konusu işlere ait asgari işçilik prim borçları için başvurunun Haziran 2008 sonuna dek yapılması gerekiyor.
Yazarı: Kazım YILMAZ
Etiketler: Güncel Mevzuat
Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değ. Yap. Hk. Kanun (Kanun No: 5766)
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 10:335766 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Metni İçin;
>>>>TIKLAYINIZ 5766 Sayılı Kanun<<<<
Etiketler: Güncel Mevzuat
Geç Verilen E-Beyannamelere Kesilen Cezalara İlişkin Önemli Açıklama
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 21:47Bilindiği üzere, Vergi Dairelerine verilecek tüm beyannameler ve bildirimler elektronik ortamda verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Ancak bazı meslektaşlarımız gerek ihmalleri gerekse zaman darlığı neticesi beyannameleri süresi içinde vermemeleri neticesi mükelleflere ceza kesilmektedir.
Geç verilen beyannamelere 213 sayılı VUK 352 ve Mükerrer 355 maddeler uyarınca ayrı ayrı cezalar kesilmektedir.
VUK 351 ve 352.maddeleri 1961 yılından beri uygulanan maddelerdir. Mükelleflerin usul hükümlerine riayet etmemeleri halinde uygulanacak “usulsüzlük” cezaları için düzenlenmiştir.
VUK Mükerrer 355. Maddesi ise 1980 yılında ihdas edilmiş olup, E-beyanname ile ilişkin cezalandırma sistemi ise madde üzerinde 2005 yılında yapılan değişiklik ile Vergi hukukumuza girmiştir.
213 sayılı VUK ‘na göre Beyannamelerin geç verilmesinden dolayı hem VUK 352 hem de VUK Mükerrer 355 maddeye göre ceza kesilmesinde “Lafzi” olarak hukuka aykırı olmadığı kanaatindeyiz. Ancak Tek bir fiili iki ayrı “Usulsüzlük” cezasının kesilmesinin gerek 352.Madde gerekse Mük. 355.Maddelerinin “Ruhuna” aykırı olduğu kanaatindeyiz.
VUK 3. Maddesine göre Vergi Kanunları, Lafzı ve Ruhu ile birlikte hüküm ifade edileceği belirtilmiştir.
Yukarıdaki hukuki değerlememiz sonucunda yasal düzenlemenin yapılması için Maliye Bakanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunulacaktır.
Geç Beyanname verilmesi halinde ; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın web sayfasında yer alan E-Beyanname bölümünde "Kılavuzlar" adımından “E-BEYANNAME WEB SİTESİ KULLANI KILAVUZU” nun dikkatlice okunması gerekir. Meslektaşlarımız, müşterilerine ait beyannameleri süreleri içinde vermeleri ile cezalarla karşılaşmamaları arzumuzdur.
Ceza uygulaması ile karşılaşan meslektaşlarımız Dava açmak isterler ise, Ceza ihbarnamesi için VUK 376 Talep etmeyerek Vergi mahkemesi Nezdinde Dava açabilirler. Dava, Ceza ihbarnamesinin alındığı (E-Beyanname Verildiği Tarih) tarihten itibaren 30 gün içinde açılabilir. Dava Dilekçesi örneği yazımızın ekindedir.
Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Saygılarımla,
Yahya ARIKAN
Başkan
27.05.2008
-E-beyannamenin geç verilmesi sonucu kesilen cezalara ilişkin Vergi mahkemesine dava açma dilekçe örneği için tıklayınız
Etiketler: Güncel Mevzuat
İstihdam Paketi Yasalaştı
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:315763 SAYILI İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
HAKKINDA KANUN YASALAŞTI...
Kanun Metni İçin TIKLAYINIZ...
>>>5763 İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun<<<<
Etiketler: Güncel Mevzuat
KEY parasını nasıl alacağız?
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 21:26Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesabının tasfiyesi kapsamında hak sahiplerine ödeme takvimi de belli oldu. Buna göre ödemeler Temmuz ayının ortasında Ziraat Bankaları'ndan yapılacak. İnternet ortamında ismi açıklananlar en yakın Ziraat Bankası şubesinden paralarını alabilecek.
ÖDEMELER TEMMUZ AYINDA
KEY ödemeleri için takvim belirleniyor. Ödemeler, Temmuz ayının ikinci yarısından itibaren gerçekleştirilecek. Kesin tarih ise Ziraat Bankası ve Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenip ilan edilecek.
PARAYI NASIL ALACAĞIZ?
Ödeme takviminin ilan edilmesinden sonra, vatandaşın en yakın Ziraat Bankası Şubesi'ne gitmesi yeterli olacak. Diğer teknik ayrıntılar çok önemli değil. TC vatandaşlık numaralarına göre ve bu numaraları yoksa sosyal güvenlik numaralarına göre ödeme yapılabilecek. Ödemelerin 10-15 günde tamamlanması planlanıyor.
8.5 MİLYON KİŞİ PARA ALACAK
Bu arada hak sahibi listelerinin kesinleştirilmesine ilişkin çalışmalar da hızlı şekilde devam ediyor.
Hak sahibi listeleri, bu ay sonunda Emlak GMYO'ya iletilecek. Hak sahibi sayısının 8,5 milyon civarında kesinleşmesi bekleniyor.
KEY hesaplarında 395 trilyon liralık tutar birikmiş durumda. Kişi başına kesinti, 3 bin 500 lira ile başlayıp, en son 80 bin liraya yükseltilirken, sistemde tam olarak katılan kişilerin anaparasının 6 milyon 156 bin TL olduğu ifade edilmişti.
NE KADAR ALACAĞIZ?
KEY kesintilerinin uygulandığı 1987-1995 arasındaki dönemde sistemde tam olarak olarak yer alan, yani 108 ay boyunca adına KEY kesintisi yatırılan bir hak sahibinin 308 YTL tutarındaki anaparasına karşılık, toplam bin 389 YTL para alacağı belirlendi. Bu süreden daha az adınan KEY kesintisi yatırılanlar ise daha az para alacak.
Haber Kaynağı: A.A.
Etiketler: Güncel Mevzuat
Nelere Vergi Var? Nelere Yok ki!!!
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 12:03* Daha önce işgal harcı adı altında alınan harç “Geçici kullanım harcı” olarak yeniden düzenlendi. Belediye meclislerince belirlenecek yerlere taşıt park eden, geçici kullanım harcı ödeyecek. Buna göre, belediye meclisi kararı ile ücrete bağlanmış ise, vatandaş evinin önüne park ettiği aracı için de geçici kullanım harcı ödeyecek. Geçici kullanım harcı saat başına 2 YTL olacak. Günlük kullanım harcı ise 7 YTL olacak. Park süresinin 3 saati aşması halinde günlük kullanım harcı ödenecek.
* Durak taksilerine yıllık harç: Taksi duraklarındaki taksicilerden araç başına yıllık 30 YTL geçici kullanım harcı alınacak.
* Şehit ailelerine vergi muafiyeti: Şehitlerin dul ve yetimleri ile gaziler de, Türkiye sınırları içinde sahip oldukları brüt 150 metrekareyi geçmeyen konutları için emlak vergisi ödemeyecekler.
* Doğalgaz vergisi: Sadece elektrik ve hava gazı için alınan “Elektrik ve Gaz Tüketim Vergisi” kapsamına, doğalgaz ve likit petrol gazı da alınacak. İmalat ve üretim tesisleri sahipleri yüzde 1 oranında vergi öderken, konut ve işyerleri ise yüzde 5 oranında vergi ödeyecek.
* İnşaat harcı: İlaveler dahil her türlü inşaat, inşaat harcına tabii olacak. Konutların kullanış tarzının değiştirilmesi halinde de bu değişiklikler tadilat sayılarak ek harç alınacak. Ayrıca yeraltı ve yer üstü döşenecek boru ve kabloların her bir metrekaresi başına 2 YTL harç ücreti alınacak.
2-) Tek konutu olan emekliler artık emlak vergisi ödeyecek
Tasarı ile Bakanlar Kurulu’nun tek meskeni olan emekliler ile şehitlerin dul ve yetimlerine ve gazilere ait konutların vergi oranlarını sıfıra kadar indirme yetkisi kaldırıldı. Bakanlar Kurulu bu yetkisine dayanarak tek konutu bulunan emeklileri emlak vergisinden muaf tutmuştu. Tasarı ile emlak vergisi muafiyetinde “hiçbir geliri olmama” şartı öngörüldüğünden, bundan böyle emekliler tek konuta sahip olsalar dahi bunun için emlak vergisi ödemek zorunda kalacaklar.
* Emeklilere uygulanan muafiyet kaldırılırken, 18 yaşından büyük olmak şartıyla “hiçbir geliri olmayanlara” sahibi oldukları tek konut için muafiyet uygulanacak.
3-) İki cepheli konutlar yandı!
* Belediyeler, kanalizasyon ve su tesisleri kurarsa ya da kapasitelerini artırırsa, yol yaparsa veya yolu genişletirse, raylı sistem veya metro yaparsa vatandaştan katılım payı adı altında para alacak. İki cepheli olan konut veya işyerlerine yol yapımı veya genişletilmesinde ana cephe için tam, diğer cephe için yarım katılım payı uygulanacak. Harcamalara katılım payı emlak vergisine göre tespit edilen bina vergi değerinin yüzde 2’sini arsa ve arazi değerinin de yüzde 4’ünü geçemeyecek.
* Konaklama vergisi: İlk kez getiriliyor. Otel, motel, tatil köyü, pansiyon gibi tesislerde kalanlayanlar, günlük konaklama ücretinin yüzde 3’ü oranında “konaklama vergisi” ödeyecek. Bu oranı sıfıra kadar indirmeye ve kanuni haddine kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
* İlan reklam vergisi: Yürürlükteki yasadan farklı olarak uçak, helikopter, balon, zeplin ve benzeri araçlar kullanılarak yapılan reklamlar da vergi kapsamına alındı.
* Turizmde vergi muafiyetine tırpan: Turizmi Tevşik Kanunu çerçevesinde turizm işletme belgesi almış binalar, eskiden işletme belgesi aldıkları tarihten itibaren 5 yıl süreyle bina vergisinden muaf tutulurken, tasarı bu muafiyet tırpanlandı ve muafiyet oranının 5 yıl boyunca yüzde 50 oranında uygulanması hükme bağlandı.
4-) Kahvehaneler ve kafeler eğlence vergisi ödeyecek
* Bilet, jeton, marka ve manyetik kartla girilen, hipodrom, sinema, konser salonları, lunaparklar, sirk gösterileri, araba yarışları, spor müsabakaları, bar, pavyon, gazino, gece klubü, taverna, diskotek, kabareler, internet salonları, her türlü makine ile oyun oynanan yerler, kahvehane, kıraathane ve kafeler eğlence vergisine tabi olacak. Köy kahveleri, kıraathaneleri ise vergiden muaf tutulacak. Vergi bedeli, bilet, jeton, marka ve manyetik kartla girilen yerlerde giriş bedelinin yüzde 10 olarak uygulanacak. Bar, pavyon, gazino, gece klubü, taverna, diskotek ve kaberelere gibi eğlence yerlerinden günlük 80 YTL, internet kafe ve her türlü makine ile oyun oynanan yerlerden günlük 5 YTL, kahvehane, kıraathane ve kafe gibi eğlence yerlerinden de günlük 4 YTL eğlence vergisi alınacak.
Etiketler: Güncel Mevzuat
Büyük kentte yaşamak cesaret işi
Hükümet, vatandaşa “katılım payı” ve “harç” adıyla yeni yükümlülükler getiren Belediye Gelirleri Kanunu tasarısını bu hafta Meclis’e getiriyor. Yeni düzenleme çok can yakacak gibi.
AKP hakkındaki kapatma davasının ardından yerel seçimlerin öne çekilip çekilmeyeceği tartışma konusu olurken, hükümet, başta büyükşehirler olmak üzere, belediyelerin gelirlerini yüzde 30 artırmaya yönelik, kamuoyunda “Deli Dumrul yasası” olarak bilinen düzenlemenin yasalaşması için start verdi.
TBMM Plan Bütçe Komisyonu, büyükşehirlerde yaşayanlar için mevcut vergileri katmerlendirirken, vatandaşa ‘katılım payı’ ve ‘harç’ adıyla yeni yükümlülükler getiren İl Özel İdareleri ve Belediye Gelirleri Kanunu tasarısını bu haftaki gündemine aldı.
2006’da TBMM’ye sunulan ancak yarattığı büyük infial nedeniyle “kadük” bırakılan tasarı, bu dönem hükümet tarafından yenilenerek yeniden TBMM’ye sunulmuştu. Plan Bütçe Komisyonu’nca alt komisyona gönderilmesi beklenen düzenleme şöyle:
* Vergiyi belediye alacak: Belediyeler, emlak, ilan-reklam, eğlence, elektrik ve gaz tüketimi, konaklama ve çevre temizlik olmak üzere 6 ayrı konuda vatandaşdan doğrudan vergi almaya yetkili kılınacak.
* Katılım payları: Vatandaşa asıl darbeyi, “katılım payı” ve “harç” adı altında getirilen yükümlülükler vuracak. Belediyeler hizmetleri karşılığında vatandaştan, geçici kullanım harcı, inşaat harcı, yapı kullanma izni ve cins değişikliği harcı ile işyeri açma izni harcı adı altında 4 çeşit harç ve çeşitli katılım payları alacak.
* Emlak vergisi: Ayrı yasa ile düzenlenen emlak vergisi, bina, arsa ve arazi vergilerini kapsayacak şekilde bu yasa kapsamına alındı. Arsa vergisi oranı binde 5, arazi vergisi oranı binde 2, bina vergisi oranı ise konutlar için binde 1,5 diğer binalar için de binde 3 olarak düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Kanununu’nun uygulandığı yerlerde oran yüzde 100 artırımlı olarak uygulanacak. Bakanlar Kurulu vergi oranlarını iki katına kadar artırmada yetkili olacak.
* Nasıl belirlenecek?: Arsa, arazi ve binaların vergi değeri, Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tepsitine ilişkin hükümlerine göre, takdir komisyonları tarafından, arsalar için bulunduğu yerin özelliklerine göre (köy, mahalle, ticari alan, turistik bölge olması gibi), araziler için toprağın özelliklerine (sulu, kıraç) olmasına göre binalar için de Maliye Bakanlığı ve Bayındırlık İskan Bakanlığı tarafından ortak tespit ve ilan edilen bina metrakere inşaat birim maaliyetlerine göre hesaplanacak.
Delİ Dumrul kİmdİr?
Dede Korkut hikayelerinden birinin baş kahramanı olan Deli Dumrul, kuru bir çayın üstüne köprü kurdurur ve zorbalıkla geçenden otuz akçe, geçmeyenden döve döve kırk akçe baç (vergi) alır, gözü karalığı ve yiğitliğiyle övünüp durur. Bir gün işi Azrail’le savaşmaya kadar götürür ve yenik düşer.
KAYNAK: VATAN GAZETESİ
12.05.2008 Saat: 10.50
Etiketler: Güncel Mevzuat
Ba, Bs FORMLARIN’DA SON DURUM
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 15:15Ba, Bs FORMLARIN’DA SON DURUM
İLGİLİ MEVZUAT: 362 VE 381 SERİ NO’ LU VUK GENEL TEBLİĞLERİ 20 VE 32 NUMARALI VUK SİRKÜLERİ
HADLER :
2007 için Bir Kişi veya Kurumdan alınan mal ve hizmetlerin KDV Hariç Yıllık 30.000.- YTL
2008 için Bir Kişi veya Kurumdan alınan mal ve hizmetlerin KDV Hariç Aylık 8.000.- YTL
FORMLARIN VERİLME ZAMANI :
2007 Yılına ait Ba, Bs Formları 05/Haziran/2008 tarihine kadar elektronik ortamda verilecektir.
(E-Beyanname Programında “ÖNCEKİ VERSİYONLAR” bölümünden verilecektir.)
2008 YILINA AİT BA, BS FORMLARININ ELEKTORONİK ORTAMDA GÖNDERME TAKVİMİ
2008 YILI /AY - İLK GÜN - SON GÜN
2008/Ocak,Şubat,Mart,Nisan(Formlar, Her ay için ayrı,ayrı düzenlenecek) 05/NİSAN/2008 05/HAZİRAN/2008
2008/Mayıs - 05/HAZİRAN/2008 - 05/TEMMUZ/2008
2008/Haziran - 05/TEMMUZ/2008 - 05/AĞUSTOS /2008
2008/Temmuz - 05/AĞUSTOS /2008 - 05/EYLÜL /2008
2008/Ağustos - 05/EYLÜL /2008 - 05/EKİM /2008
2008/Eylül - 05/EKİM /2008 - 05/KASIM /2008
2008/Ekim - 05/KASIM /2008 - 05/ARALIK /2008
2008/Kasım - 05/ARALIK /2008 - 05/OCAK /2009
2008/Aralık - 05/OCAK /2009 - 05/ŞUBAT /2009
Etiketler: Güncel Mevzuat
Mayıs Ayının Ek Yükümlülükleri
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 08:55Bumin Doğrusöz
Mart ayında gerçek kişilerce yıllık gelir vergisi beyannamesi, nisan ayında da şirketlerce yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi ile verginin bürokratik yönünün bittiğini, bundan sonraki dönemlerde sadece muhtasar, kdv gibi rutin beyannamelerin verileceğini düşünenler yanılıyorlar. Vergi ve vergicilikte rahat yoktur. Bu bir kuraldır. İşte size mayıs ayına özgü yükümlülüklerin, hem de önemlilerinin listesi.
Emlak Vergisi
2008 yılı emlâk vergilerinin ilk taksidi, bu ay içerisinde ödenecek. İkinci taksit Kasım ayında. Bu yılın genel beyan dönemi olmaması sebebiyle, sadece ödeme var. Ödenecek emlâk vergisi, genel beyan dönemleri dışında, her yıl bir önceki yılın vergisinin yeniden değerleme oranının yarısı oranında artırılarak ödenmesi dolayısıyla, bu Mayıs ayında ödenecek vergi, geçen yılın mayıs ayında ödenen verginin yüzde 3,6 oranında fazlası olacak.
Vergi levhaları
Ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısıyla gelir vergisi mükellefi olanlarla kurumlar vergisi mükelleflerinden sermaye şirketlerinin, bütün iş yerlerine vergi levhası asma zorunlulukları vardır. Bu konuyu gelecek yazımda ayrıntılı olarak irdeleyecek olmakla birlikte, burada sadece, hesap dönemi takvim yılı olan mükelleflerin vergi levhası tasdiklerini bu ay içerisinde yaptırmaları gerektiğini belirtelim. Tasdik işlemi kural olarak vergi dairlerince yapılmakla birlikte, 272 sayılı Vergi usul kanunu Genel Tebliği ile mükelleflerin bu tasdik işlemini meslek mensuplarına da (SM., SMMM. veya YMM.) yaptırabilecekleri açıklanmıştır.
Geçici Vergisi
Etiketler: Güncel Mevzuat
Babana borcu nasıl verirsin? Ortakların cari hesapları
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 12:21Değerli okurlar, hatırlarsanız "Babana bile faizsiz borç veremezsin" başlıklı yazımda "Şahıs ortakların şirketlerine verdikleri borçlar" konusuna dikkat çekmiştim. Bu yazı sonrasında aslında belirtmiş olduğum halde çok sayıda soru gelince ilave açıklama yapma gereği duydum. Şimdi bu konuyu biraz açalım.
Gelir Vergi Kanunu'nda 5615 sayılı kanunla yapılan değişiklik
Günün sözü:
"Babanı şahsi servetinden gör"
Maliye
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesindekine benzer bir düzenleme de Gelir Vergisi Kanunu'nda yapıldı. Artık gelir vergisi mükellefleri de ilişkili kişi ve kurumlara mal veya hizmet satar ya da alırken, kiralama, ödünç verme, ücret, ikramiye ödemelerinde bu hükümleri dikkate almak zorundalar.
Teşebbüs sahibi ifadesi
Kanunda "teşebbüs sahibi" gerçek kişilerin emsale uygunluk ilkesine aykırı işlemlerinin örtülü kazanç dağıtımı sayılacağı belirtilmektedir.
18.11.2007'de yayınlanan Transfer Fiyatlaması Tebliği'nde, "teşebbüs sahibi" ifadesi ile ticari ve zirai kazanç yönünden gelir vergisine tabi gerçek kişiler ile adi ortaklıkların ortakları, kolektif şirketlerin ortakları, adi ve eshamlı komandit şirketlerin komandite ortaklarının kastedildiği belirtilmiştir.
Şahsi servetten verilen borçlar
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere teşebbüs sahibinin şahsi servetinden verdiği borçlar için bir uygulama yapılması mümkün olmayacaktır. Yine aynı şekilde, ticari ve zirai kazançlar dışındaki şahsi kazançların ortağı olduğu işletmeye borç olarak verilmesi bu açıdan bir problem yaratmayacaktır.
Ancak ortaklığa verilen borç gerçek kişi ortağın ticari veya zirai işletmesinden elde ettiği kazançlardan kaynaklanıyorsa, ortak, transfer fiyatlaması yönüyle eleştirilebilecektir.
Ortağı olduğu şirketten faiz almayan ortağa ceza
Değerli okurlar, yukarıdaki açıklamaların Türkçe meali şudur: Ticari veya zirai şahsi kazancı olan bir kişi, ortağı olduğu bir şirkete borç verir ve bu borç nedeniyle de faiz almaz ise vergi, ceza ve faiz ödemek zorunda kalabilecek.
Ortaklar cari hesabı incelenme sebebi olabilir
Değerli okurlar, ortakların şirketlerine verdikleri borçlar da, şirketten aldıkları borçlar da vergi incelemesine alınma sebebi olabilir.
Ortak şirkete sermaye koyma yerine sürekli şirketini verdiği borçlarla finanse ediyor ve bu paraların kaynağını vergilenmiş kazançlarıyla izah edemiyorsa en azından incelenecektir. Çünkü böyle bir durum inceleme elemanlarında şirketin bir kısım kazançlarının şirket kayıtlarında gösterilmeden ortağa aktarılmakta olduğu şüphesi yaratacaktır.
Şirket ortağına sürekli borç veriyorsa, inceleme elemanları şirketin kayıtdışı harcamalarının bu yolla yapıldığı (örneğin açıktan ücret ödendiği) şüphesine kapılabileceklerdir.
Şirketteki ortaklar cari hesabı, borç veya alacağa işletilen/işletilmeyen faiz ve/veya kur farkı açılarından da örtülü kazanç dağıtımı ve örtülü sermaye sorgusunun sebebi olacaktır.
Örtülü kazanç dağıtımında nüfuzu altında bulundurma kavramı
Değerli DÜNYA okurları, son zamanlarda yapılan bazı incelemelerde sürekli aynı yerden mal alındığı gerekçesi ile tedarikçilerin ilişkili kişi sayılarak tarhiyat yoluna gidildiği müşahede edilmektedir. Yapılan eleştirilerde tedarikçi Türkiye'den bir şirket veya yurtdışındaki uluslararası faaliyet gösteren bir şirket olabilmektedir. Bu yaklaşımın doğru kabulü mümkün değildir.
Böyle bir yaklaşım tüm şirketleri birbiriyle ilişkili saymak sonucuna götürür ki mantıken bunu ileri sürmek mümkün değildir.
Biz bu yaklaşımın bariz bir yorum hatası olduğunu düşünüyoruz. Mevcut ve kaldırılan düzenlemedeki hiçbir ifadenin bu yoruma imkan veremeyeceği kanaatindeyiz.
Tabiidir ki bazı durumlarda tedarikçi ile de nüfuz ilişkisi tesis edilmiş olabilir. Ancak sadece sürekli olarak aynı yerden mal alıyor olmak nüfuz ilişki yaratmıştır denemez.
Bir başka incelemede aynı malı tüm 3. kişilere aynı fiyattan satman gerekirdi şeklinde bir yaklaşımla örtülü kazanç dağıtımı tarhiyatı yapılmıştır. Ne yazık ki uzlaşmada da sorun çözülememiş ve konu yargıda tartışılmaya başlanmıştır. Bazen çok güçlü argümanlar bizleri ürkütüyor
Değerli okurlar yukarıda bahsi geçen türden tarhiyatları yargıya taşıdığımızda korkuya kapılıyoruz. Neden diyeceksiniz. En zor anlatılan şeyler çoğunlukla en kolay, en bariz konularda olabiliyor. Çünkü bazen konu ilkokul münazaralarındaki süt siyah mı, beyaz mı tartışmalarına benzeyebiliyor. Gelin de beyazı tarif edin. Beyazın beyaz olduğu ispatlamaya çalışın. Kredi faizleri konusunda hep birlikte yaşamadık, eşeği hep birlikte kaybedip, sonra bulup sevinmedik mi?
Zeki GÜNDÜZ
YMM, PricewaterhouseCoopers Vergi Hizmetleri Ortağı
zeki.gündüz@dunya.com
18.04.2008
Etiketler: Güncel Mevzuat
Babana Bile Faizsiz Borç Veremezsin
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 12:19Günün sözü:
"Baban bile olsa tanıma"
Maliye
Değerli okurlar, hatırlarsanız 05.12.2007 tarihli yazımda yeni "Transfer Fiyatlaması Tebliği" üzerinde durmuş ve yazımın 8. maddesinde, "Şahıs Ortakların Şirketlerine Verdikleri Borçlar" konusuna dikkat çekmiştim. Yazımın sonunu da bu konuyu başlı başına ayrı bir yazı konusu yapacağımı belirterek bitirmiştim. Şimdi bu konuyu biraz açalım.
Gelir Vergi Kanunu'nda 5615 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklik
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesindekine benzer bir düzenleme de Gelir Vergisi Kanunu'nda yapıldı. Artık gelir vergisi mükellefleri de ilişkili kişi ve kurumlara mal veya hizmet satar ya da alırken, kiralama, ödünç verme, ücret, ikramiye ödemelerinde bu hükümleri dikkate almak zorundalar.
Teşebbüs Sahibi İfadesi
Kanunda "teşebbüs sahibi" gerçek kişilerin emsale uygunluk ilkesine aykırı işlemlerinin örtülü kazanç dağıtımı sayılacağı belirtilmektedir.
18.11.2007'de yayınlanan Transfer Fiyatlaması Tebliğinde, "teşebbüs sahibi" ifadesi ile ticari ve zirai kazanç yönünden gelir vergisine tabi gerçek kişiler ile adi ortaklıkların ortakları, kolektif şirketlerin ortakları, adi ve eshamlı komandit şirketlerin komandite ortaklarının kastedildiği belirtilmiştir.
Teşebbüs Sahibinin Teşebbüsten Kazandığı Tutarları Borç Vermesi
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere teşebbüs sahibinin şahsi servetinden verdiği borçlar için bir uygulama yapılması mümkün olmayacaktır. Yine aynı şekilde, ticari ve zirai kazançlar dışındaki şahsi kazançların ortağı olduğu işletmeye borç olarak verilmesi bu açıdan bir problem yaratmayacaktır.
Ancak ortaklığa verilen borç gerçek kişi ortağın ticari veya zirai işletmesinden elde ettiği kazançlardan kaynaklanıyorsa, ortak, transfer fiyatlaması yönüyle eleştirilebilecektir.
Ortağı Olduğu Şirketten Faiz Almayan Ortağa Ceza
Değerli Dünya okurları, yukarıdaki açıklamaların Türkçe meali şudur: Ticari veya zirai şahsi kazancı olan bir kişi, ortağı olduğu bir şirkete borç verir ve bu borç nedeniyle de faiz almaz ise vergi, ceza ve faiz ödemek zorunda kalacak.
İlişkili tanımında uç noktalar
- A kurumuna ortak (J) ile ilişkili (L) kurumunun ortak olduğu AB kurumunun YK başkanı (Ş)'nin üye olduğu (AC) derneği ilişkili olarak değerlendirilmiş.
İlişki tanımında uç noktalar
İlgili bulunan gerçek kişiler
- Kurumun ortakları ile "ekonomik" ve "sosyal" olarak ilişkisi bulunan gerçek kişileri ifade etmektedir.
- Tebliğ sah. 8
Zeki Gündüz
YMM, PricewaterhouseCoopers Vergi Hizmetleri Ortağı
zeki.gündüz@dunya.com
14.12.2007
Etiketler: Güncel Mevzuat
ORTAĞA OLAN BORÇLARIN BEYANI
0 İçinden Konuşma Yiğen Bizde Duyak Gönderen Hasan Volkan ÇEVİK zaman: 09:54ORTAĞA OLAN BORÇLARIN BEYANI
SORU: Açıklamalarınız için çok teşekkür ederim. Kurumlar Vergisinde Form Sorunları" başlıklı yazınızın bir bölümünde "işletmeye yük getirmeyen borçlanmalara tabloda yer verilmeyecektir" diyorsunuz. Bu işlem " ortaklar tarafından şirkete verilen ödünç paralar eğer bir yük getirmiyorsa tabloya yazılmayacaktır" olarak değerlendirilebilir mi? Tekrar teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.(A. Çelik)
YANIT: Söz konusu formdaki sorularda örtülü sermayeye ilişkin olarak, kuruma kur farkı, faiz vb. türde maliyeti olan borçlara yer verilmesi yeterlidir. Çünkü bu tür, ortaktan YTL cinsinden ve faizsiz alınan borç tutarı, özkaynağın üç katını aşsa dahi, kanunen kabul edilemeyen bir tutar söz konusu olmayacaktır. Anladığım kadarı ile bu Formun amacı, kurumun ilişkili kişilerini, işlemlerini veya borçlanmalarını tanımak olmayıp, kurumun Kanunun örtülü sermaye veya transfer fiyatlandırması düzenlemelerinin kapsamındaki işlemlerini öğrenmektir. Öte yandan Transfer Fiyatlandırmasına ilişkin Genel Tebliğin 7.1 maddesinde "kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle bir hesap dönemi içinde yaptıkları mal veya hizmet alım ya da satım işlemleri ile ilgili olarak" söz konusu formun doldurulup beyanname ekinde verileceğinin açıklanması da görüşümüzü doğrulamaktadır. (B Doğrusöz)
Etiketler: Güncel Mevzuat


