Meslek Yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meslek Yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Soru: Muhasebe bürosunda çalışan biri, mali müşavirlik ruhsatını alarak büro açıyor. Ancak halen eski çalıştığı yerde sigortası devam ediyor. Önceki çalıştığı yerden çıkış yapıp Bağ-Kur’a geçmeden, kendi bürosu için alacağı SSK işyeri sicil numarasına kendi SSK girişini yapabilir mi? e...c.../İstanbul

Cevap: İşverenlik ve sigortalılık vasıflarının aynı kişide birleşmesinin (bir kişinin hem işveren hem işçi olmasının) mümkün olmaması nedeniyle, kendi işyerinizde hizmet akdine tabi çalışmanız yasal olarak mümkün değil.

Diğer yandan 3568 sayılı SM, SMMM ve YMM Kanun’un 45. maddesine göre, “Serbest muhasebeciler, serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2. maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar..”. Buna göre, eski işyerinde de sigortalı olarak mesleğinizi sürdüremezsiniz.

Sonuç olarak, kendi adına bağımsız çalışmak üzere büro sahibi ve vergi mükellefi olarak kendi işyerinizde SSK sigortalısı olamayacağınızdan, Bağ-Kur sigortalısı olmanız gerekiyor.



Mühim olan sürenin kısalığı yada uzunluğu değil aslında. Mühim olan şey staj süresi boyunca meslek mensubu adaylarının kendilerine birşey katıp katamadıkları. Bireysel olarak kişi çok azimlidir, çalıştığı yer kişisel gelişimine katkı sağlar, sonuçta iyi bir meslek mensubu olur. Fakat maalesef mesleğin geneli böyle değil. İşler böyle yürümüyor. Kişi kendini geliştirmek istese bile buna işlerin yoğunluğu, stres, iş ortamı ve haliyle bulunan kişisel bahaneler engel olabiliyor. Tekrar söylüyorum staj süresi boyunca kişiye verilen eğitim, kişinin edindiği eğitim yeterli değildir. Hatta belki de çoğu yerde hiç yoktur. İş sadece fatura girip beyanname yapmaksa, zaten bunu yapan kişi sayısı piyasada bir hayli mevcut. Önemli olan "mali müşavirlik" mesleğinin özünü adaylara öğretebilmektir. Bu da şu andaki gibi 6 adet dandik Cd ile sağlanmaz. Sınava odaklanmış bir aday olmaktan ileriye gidemeyen insanlar topluluğu ortaya çıkarır hepsi o kadar. Sınav ne kadar zor olursa olsun, çok çalışılır ve o sınavdan geçilir. Süre ne kadar uzun olursa olsun, o süre tamamlanır. Ama asıl önemli olan şey kişi kendisine birşey katabilmiş midir? Şu andaki sistem ile bu bırakın 3 seneyi 10 sene bile olsa mümkün değildir. Ama derlerse ki; biz bu 3 sene boyunca katılımı zorunlu ve hakiki eğitimler vereceğiz ve tüm meslek mensubu adaylarının gelişimlerini takip edeceğiz. Sınav sistemimizi de gözden geçirip bilinçli meslek mensupları yetiştireceğiz. İşte o zaman ayrı. Belki kalite dedikleri şey o zaman sağlanabilir.

Benim kaliteyi artırmak için daha güzel bir önerim var. Şu anda neredeyse üniversitelerin bütün bölümlerinden mezun olanlar yapacak birşey bulamayınca, bari muhasebeci olayım diyerek odalara başvurularda bulunuyorlar. Staja başlama sınavını çok çalışarak bir şekilde geçiyorlar. Ondan sonraki süreç kişiye göre değişiyor. Kimisi yukarıda dediğim gibi, iyi bir iş buluyor ve bu iki seneyi gayet güzel bir şekilde kendisine bilgi katarak geçiriyor. Kimisi de iş bulamıyor, fason stajyerlik yapıyor yeterlilik sınavlarına da çok çalışarak ruhsatını alıyor. Kimisi de iş buluyor, bulduğu yer Serbest Muhasebeci oluyor. Bir Mali Müşavirin yanında staj yapması gerektiğinden yine fason stajyerlik yapıyor ve belki de sigorta primini de maaşından kestirerek bu staj süresini tamamlıyor. Yani süreç herkes için aynı işlemiyor. Herkes için aynı işlemeyen bir süreçten kalite beklenir mi sizce? Bence mümkün değil.

Önerim şu; tıpkı avukatlarda olduğu gibi, nasıl ki Avukat olabilmek için Hukuk Fakültelerinden mezun olmak gerekiyorsa; Mali Müşavir olabilmek için de Muhasebe Fakültelerinden mezun olma şartı getirilsin. Tabi bunun için öncelikle bağımsız Muhasebe Fakültelerinin açılması gerekiyor galiba. Muhasebeci olacak arkadaşın bu fakülteden mezun olma mecburiyeti getirilsin ve diğer bölümlerden aday kabulu kesinlikle durdurulsun. Yanlış bilmiyorsam avukatlarda da Adalet Meslek Liseleri varmış ve bu liseleri bitirenlerde avukat olabiliyorlarmış. Fakat bunun önüne geçmişler ve sadece Hukuk Fakültesinden mezun olanların avukat olabilmesini sağlamışlar. Şimdi biz de neden böyle bir şey yapamayalım. O kadar aciz bir toplulukmuyuz biz. Hiç değilse böyle yaparak herkes için aynı işleyen bir süreç sağlanmış olur, bana göre kalite de böyle artar.

Meslek mensubu olduktan sonra da, katılımı zorunlu olan ve meslek mensuplarının tamamlamaları gereken bir krediyi mecbur kılan zorunlu güncel eğitimler verilse fena mı olur? Bunca işin arasında vakit bulabilir miyiz? Zorunlu olursa buluruz. Üstelik geri dönüşümü de olacaktır. Nasıl olacaktır bilgi dağarcığımız genişleyecektir, yaptığımız işlerde teklik ve birlik olacaktır ve yanlış yapma riskimiz azalacaktır. Hiç birşey olmasa yeni insanlarla tanışmış oluruz. Aynı durum bire bir ama belki farklı zamanlarda meslek mensubu adaylarına da uygulanmalıdır.

Sonuç olarak; sistem ne olursa olsun esas önemli olan kişinin kendisinin bunu gerçekten istemesidir. Fakat kötü sistemde kötünün iyisi ön plana çıkar, iyi sistemde iyinin iyisi ön plana çıkar. Şimdiki sistem adil olmayan ve sadece bireylerin azmine bel bağlamış bir sistemdir. Ama herkes aynı azimde olmayabilir. Yapmasın o zaman kardeşim diyebiliriz ama adam yapıyor, bir şekilde bunu başarıyor ve tıpkı senin benim gibi bir mali müşavir oluyor ve inanın bunların sayısı küçümsenecek sayıda değil. Bir arkadaşım var, özel üniversiteyi bitirmiş ilk hakkında staja başlama sınavını geçmiş. İş bulamamış ama babası tanıdığı bir muhasebecinin yanında sigorta parasını ödeyerek stajyer gibi göstermiş. Bu arkadaşım kitapları ezberledi, hiçbir iş deneyimi olmadan ve işi de hiç bilmeden yeterlilik sınavlarını da verdi. Şimdi de ruhsatını aldı. Bu şekildeki insanların sayısı bir hayli fazla. Şimdi benim arkadaşım gerçekten Mali Müşavir mi? Evet ruhsatı var mali müşavir. Peki sizce de öyle mi? Peki sizce benim arkadaşım kaliteli bir mensubu mu? Şu an için değil ama belki 10 sene sonra olur.

Dilerim bütün meslek mensubu adayları bu 3 senelik staj süreleri boyunca kendilerini geliştirebilirler ve "kaliteli" birer meslek mensubu olabilirler ve sadece kendini geliştirip sadece kendisinin kaliteli olmasını yeterli görmeden, mesleğin de kaliteli hale gelmesi için çalışmalarda bulunabilirler.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderdiği, Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda değişiklik yapılması hakkındaki kanun, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.


Genel Kurulda, TBMM'ye iade edilen ve bir kez daha görüşülmesi istenilen yasanın Geçici 10. maddesi ele alındı ve komisyonda yapılan değişiklikle benimsendi.

Buna göre, seçim esasları, görev ve seçim süreleri ile yönetim kurulu ve Birlik genel kurulu temsilcisi üye sayılarına ilişkin yasanın yeni hükümleri, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra yapılan seçimlerde uygulanacak. CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, yasanın belli şahısları hedef aldığını ileri sürerek, düzenlemenin, ''hukuka ve Anayasaya aykırı'' olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine
başvuracaklarını bildirdi.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, yasanın kabul edilmesinin ardından, diğer kanun tasarı ve tekliflerinin görüşmelerinde Komisyonun yerini almaması üzerine 15 Temmuz Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Deniliyor ki zorunlu staj uygulaması çok yararlı oluyor .....

Bir kere üniversiteyi yeni bitirmiş bir insanın (örgün eğitimden bahsediyorum ) mali müşavir yanında staj yapması çok zor nedeni tamamen duygusal. Büro sahibi SMMM Asgari ücretle sigortasız adam çalıştırmak dururken neden sizin gibi tecrübesiz birine fazladan SSK primi ödesin? Ödemiyor da yani size stajyer olarak almıyor doğal olarak.Bunun yerine teknik lise mezunu arkadaşımızı alıyor sigortasız olarak uygun ücrete çalıştırıyor. Hem bu arkadaşın devamlılığı da fazla SMMM stajyerlere göre.

Peki bizim stajyer bu durumda ne yapmak zorunda kalıyor ya bedava sadece asgari ücretin yatırılması koşuluyla çalışıyor ya da bir şirkette çalışmaya başlıyor. Bizim stajyer normal olarak işletmeyi seçiyor. Büroyu seçenlerde vardır ama bunlar istisnadır Bu büroyu seçenlerin ortak noktaları vardır. Bunlar ; Maddi durumları iyidir, Üniversiteden sonra çıraklık yapmak zoruna gitmez, Ücretsiz çalışmadan dolayı aşağılık kompleksine kapılmazlar kapılsalar bile idare etmeliyim düşüncesi içindedirler ve sürekli 2 sene sabretmeliyim işi öğrenmem için burada kalmalıyım tesellisi içindedir. Normal olanı yani işletmede stajı seçenler ise işi tam anlamıyla öğrenemezler (öğrendiklerini iddia edenler var ama ben buna katılmıyorum) Şanslı olanlar şirketin resmi muhasebesine geçerler ki bunların durum diğerlerine göre daha iyidir en azından vasat değildirler. Muhasebe adına birşeyler öğrenirler fakat bu bile büroda öğrenilenin yanında çok azdır. İşletmede staj yapan diğerleri yani resmi muhasebe yapmak dışında her şeyi yaparlar. İşte mesleğimiz açısından en feci olan da budur SMMM stajyeri mecbur kaldığı için stajını yapıyor fakat iki sene hiçbir şey öğrenemiyor. Bu durumda da staj hedeflerine ulaşamıyor.

İşletmede stajın burodan farkı olmadığını iddia edenler diyor ki ; ' Büro veya işletme farketmez önemli olan kişinin kendini kitaplarla vb.. geliştirmesi ' Ee madem öyle zorunlu staj uygulaması da nedir ? kişi kendini evde de geliştirir.
Burada yapılabilecek 2 yol vardır.

Ya büro sahibi SMMM'lerin stajyer çalıştırmasını cazip hale getireceksiniz. Ya da SMMM'lerin sigortasız işçi çalıştırmasının önüne geçeceksiniz.. Tabi bu haksız rekabete yol açmayacak şekilde herkese uygulanmalıdır. Bu şartlar oluşmadan zorunlu staj uygulamasına kesinlikle karşıyım....

Şu kadarını söyleyeyim yukarıdaki yazdığım sorunlar çözülmeden staj süresini 10 yıla da çıkarsanız bir faydası olmaz. Tam tersi bu SMMM stajyerlerine yapılan bir işkencedir. Şu kadarını söyleyeyim meslek grupları ve meslek odalarından bu konuya ilişkin hiçbir tepki duymadım tam tersi herkes bu kanunun bu kısmını destekliyor. Acaba sorun bendemi yada benim gibi düşünen binlerce SMMM veya SMMM stajyerinde mi yoksa bizi anlamak istemeyen bizi yönetenlerde mi ? Ben sorunun bizde olduğunu düşünmüyorum.

Umuyorum mesleğimiz açısından herşey çok güzel olur ( Bu kanunlarla ve bu şekilde çok zor görünüyor ama mesleğin umudu biziz. )

Ali ERBİR
SMMM

Veto edilen meslek yasası değişikliği


"Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında"ki yasa 01.05.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilmiş, ancak söz konusu yasa 07.05.2008 tarihinde Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından veto edilerek Meclis'e geri gönderilmiştir.

Söz konusu yasal değişiklik, basında yer alan duyurulardan da anlaşılacağı üzere meslek mensupları tarafından olumlu karşılanmamış, tam aksine eleştiri konusu yapılmıştır. Ayrıca yasal değişikliğe neden olan çalışmalarda meslek mensuplarının görüşleri alınmamıştır.

Mesleki faaliyetin yasal güvenceye kavuşturulduğu 1989 yılından bu yana geçirdiği evreler ve eriştiği güvenirlilik düzeyi ulusal alanda olduğu kadar uluslararası alanda da takdir kazanmıştır.

Mesleğin hukuki oluşumunda, başta oluşuma önderlik edenler olmak üzere meslek odalarının ve TÜRMOB'un kurucu ve yöneticileri özverili çalışmaları ile bugünkü mesleki kazanımların liderleri olarak kabul edilmektedirler.

Dünya üzerinde giderek önem kazanan benzer özellikteki meslek faaliyetler ve örgütlenmeler karşısında ülkemizde de varlığını hissettiren ve kabul ettiren bir örgütlenmenin daha etkin bir biçimde faaliyette bulunmasına ve hukuki açıdan çağdaş nitelikte bir güvenceye kavuşturulmasında sayısız yarar vardır.

Yaşanan deneyimlerden de anlaşılacağı üzere "Muhasebecilik, Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik" meslek mensupları hukuksal açıdan güvenilir bir çalışma ortamında daha verimli çalışabilmekte ve böyle bir çalışma ortamında kayıtdışılık etkinliğini kaybetmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından veto edilerek Meclis'e geri gönderilen 5760 sayılı yasa bu bağlamda uygulamada meslek mensupları arasında ayırımcılığa neden olabilecek ve çözümlere yol açabilecek bir özellik göstermektedir.

Kaldı ki Birlik Genel Kurulu'nda odalardan katılacak temsilci sayısının belirlenmesine yönelik olarak yapılmış bulunan düzenlemenin adil olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Meslek mensuplarının yasadışı bazı sorunların giderilmesine yönelik düzenlemelere yasa içerisinde yer verilmemiştir.

Günümüzde meslek mensupları yaptıkları işin bedelini tahsil etmede sorun yaşamakta bazı hallerde alacaklarını ayni olarak tahsil etmek zorunda kalmaktadırlar.
Oysa meslek mensuplarının faaliyet konuları güvenilir mali tablo ve rapor üretimine yöneliktir. Bu tür faaliyetler aynı zamanda kamusal işlemler açısından önem arzetmektedir.

Meslek mensuplarının gelirleri açısından kayıtlarını tututkları veya denetimini yaptıkları gerçek ve tüzel kişilere tahsilatla bağımlı kılınmaları yerine, yaptıkları iş dolayısıyla hak ettikleri ve sözleşmeyle belirlenmiş bulunan ücretlerini Meslek birliklerinin banka hesaplarına yatırımları zorunluluğunun getirilmesini sağlayan bir yasal düzenlemeye gereksinim vardır.

Böyle bir olanağın sağlanması halinde meslek mensuplarının hakettikleri ücretler meslek odalarının banka hesabına yatırılacak, meslek mensuplarında ücretlerini bankadan çekebileceklerdir. Bu hizmet karşılığında meslek odaları belli bir komisyon alabilir.

Meslek mensubunun sözleşme gereği hakettiği ücreti yatırmayanlardan bu alacağı meslek odalarının aramaları ve belli süre içerisinde hesaba yatırılmayan bedelin cebri icra yoluyla tahsiline olanak sağlayan ayrı bir hükme yasa içerisinde yer verilmesinde yarar vardır.

Zaman zaman özellikle mali idare mükelleflere şifai veya yazılı olarak matrah artırımı isteminde bulunabilmektedir. Bir meslek mensubu tarafından imzalanan bir beyanname veya rapor ile ilgili olarak idarenin matrah artırımı isteminde bulunması halinde, beyannameyi imzalayan veya rapor düzenleyen meslek mensubunun itibarı sarsılmakta ve hatta bu bağlamda mükellefleri tarafından söylenen kinayeli sözlere muhatap olmaktadırlar.

Esasında meslek yasasında yapılacak bir değişiklikte herşeyden önce meslek mensuplarının mesleki faaliyetleri nedeniyle haksız ithamlarla karşı karşıya kalmamaları için ayrı bir hükmün konulmasında da yarar vardır.

Meslek yasasında değişiklik yapan yasanın Cumhurbaşkanlığı makamınca veto edilmesi ile birlikte yeni bir olanak ortaya çıkmıştır.

Buna göre kısa bir zaman aralığı içerisinde meslek elemanlarının sorunlarına çözüm sağlayacak önerileri de içeren yeni bir değişiklik tasarısının hazırlanması gerekmektedir. Söz konusu tasarının hazırlanmasında meslek mensuplarının fikirlerinin de alınması halinde yapılacak değişikliklerin daha yararlı olacağı kesindir.

Yapılacak yasal düzenlemeler ve değişiklikler çerçevesinde mesleki faaliyetin adeta vesayet altına alınması istek ve davranışlarından da kaçınılması gerekmektedir. Çünkü bu tür mesleklerde esas bağımsız kalabilmektir. Bağımsızlığı sağlacak olan önce yasa ve buna paralel olarak uygulamadır.

Veysi Seviğ

3568 SAYILI MESLEK YASASI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ KARŞISINDA SERBEST MUHASEBECİLERİN VE ODA STAJYERLERİNİN DURUMU


3568 Sayılı meslek yasamızla ilgili değişiklik çalışmaları Plan Bütçe Komisyonunda kabul edilmiş olup önümüzdeki günlerde TBMM nin gündemine gelecektir. Basın da konu ile ilgili haberler çıkmakta ve meslek kamu oyunda gerçeği yansıtmayan yorumlar dolaşmaktadır.

Tasarı kanunlaştığı takdirde serbest muhasebecilerin ve Oda Stajyerlerinin staj süresi aşağıda belirtildiği gibi uygulanacak olup bunun dışındaki haberlere meslek mensuplarımızın ve stajyerlerimizin itibar etmemeleri gerekmektedir.

Saygılarımızla, İSMMMO Yönetim Kurulu

SERBEST MUHASEBECİLİK
Yeni tasarıyla tüm serbest muhasebecilere sınavla serbest muhasebeci mali müşavir olma olanağı getirilmekte olup mali müşavir olunması isteğe bağlıdır. Mali müşavir olmak istemeyenler ve sınavlarda başarısız olanlar serbest muhasebecilik unvanıyla bugüne kadar yaptıkları işleri yapmaya devam edecekler, durumlarında herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu çerçevede bürolarını kapatmak zorunda olmayıp aksine sınavda başarılı oldukları takdirde bundan sonraki süreçte mali müşavir olarak işlerine devam edeceklerdir.

STAJ SÜRESİ
• Staja Başlama Sınavını kazanıp stajını başlatanlar

Stajını başlatan adaylarımızın staj süresi iki yıl olup kesinlikle 3 yıl staj yapmaları ve yeni kanundan etkilenmeleri kesinlikle söz konusu değildir.

• Staja başlama sınavını kazanıp kanunun yayınlandığı tarihte stajını başlatmamış olanlar
Bu konuda kanunda herhangi bir ifade bulunmayıp muhtemelen Odalarımız ve TÜRMOB tarafından yapılacak düzenlemelerle bu gruba giren adaylarımız da yeni kanundan etkilenmeyeceklerdir.

• Bundan Sonraki Sınavlarda Staja Başlama Sınavını Kazanlar
Stajyer adayı dediğimiz bu grup kanun resmi gazetede yayınlandıktan sonra bu sınavlara girip kazandıkları takdirde kanundan etkilenecek olup 2 yıl yerine 3 yıl süreyle staj yapacaklardır.

Yrd. Doç. Dr. Süleyman UYAR
Serbest Muhasebeci Mali Müsavir
Akdeniz Üniversitesi Alanya _sletme Fakültesi
suyar@akdeniz.edu.tr
www.suleymanuyar.com.tr

MESLEK YASASI DEĞİŞİYOR

Tarih: 02.05.2008

Muhasebe meslegi 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci, Mali Müsavirlik ve Yeminli Mali Müsavirlik Yasası’nda düzenlenmistir. _lgili yasa 13.6.1989 gün ve 20194 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüge girmistir. Bilindigi gibi 3568 sayılı yasanın amacı; “isletmelerde faaliyetlerin ve islemlerin saglıklı ve güvenilir bir sekilde isleyisini saglamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, degerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir sekilde sunmak ve yüksek mesleki standartları gerçeklestirmek" olarak açıklanmıstır.

3568 sayılı yasada çesitli degisiklikler yapılmaktadır. _lgili kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe komisyonunda kabul edilmistir. Tasarıya göre kanun adı “Serbest Muhasebeci Mali Müsavirlik ve Yeminli Mali Müsavirlik Kanunu” olarak degistirilmektedir. Tasarı ile getirilmesi düsünülen en önemli yenilik serbest muhasebecilik unvanının kaldırılmasıdır. Serbest muhasebecilik unvanı kaldırıldıgına göre tasarıda yasa adının “Serbest Muhasebeci Mali Müsavirlik ve Yeminli Mali Müsavirlik Kanunu” yerine “Mali Müsavirlik ve Yeminli Mali Müsavirlik Kanunu” olarak degistirilmesi daha uygun olabilir.

Tasarı bu haliyle kanunlasırsa serbest muhasebecilik tarihe karısacaktır. Halen serbest muhasebeci olanlar 3 yıllık bir süreçte kendilerine tanınacak sınav hakkı ile serbest muhasebeci mali müsavir olabileceklerdir.

Tasarı ile halen 2 yıl olan serbest muhasebeci mali müsavir olmak için öngörülen staj süresinin 3 yıla çıkartılması amaçlanmıstır. IFAC egitim standartlarında da staj süresinin 3 yıl olması öngörülmüstür. Ancak Türkiye’de staj yapan meslek mensubu adaylarının staj sürecinde çektikleri sıkıntılar göz önüne alındıgında, 3 yıllık staj süresinin meslege giriste caydırıcı bir etkisinin olacagı açıktır. Staj, bagımsız çalısan serbest muhasebeci mali müsavir ve yeminli mali müsavir yanında veya sirketlerinde yapılabilecektir. Ayrıca tasarıda staj ve staj süresinden sayılan hizmetler yeniden düzenlenmistir.

Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almıs ve mesleki yeterlilik sınavını vermis olanlar ile üniversitede profesör olanlar sınavsız yeminli mali müsavir olabilmekteydiler. Yeni düzenleme ile yeminli mali müsavirlik genel hükümlerine göre sınava katılmak gerekecektir.

ilgili kanun tasarısında yapılan bu düzenlemelerin TÜRMOB ve meslek odaları basta olmak üzere meslek örgütünde tedirginlik yarattıgı bilinmektedir. TÜRMOB tarafından bu tedirginligin temel nedenlerini asagıdaki sekilde açıklanmıstır: (TÜRMOB tarafından açıklanan bu rapora meslek örgütünün internet erisim sayfasından ulasılabilir.)

• İlgili tasarının meslek odaları ve üst örgütleri TÜRMOB'un katkısı alınmadan hazırlandıgı,

• Meslegi sürdürenlerin katkısına basvurulmadan hazırlanması nedeniyle meslegin gerektirdigi ruhtan yoksun oldugu,

• Tasarının özellikle tahsilat ve haksız rekabet gibi sorunları çözme konusunda meslek mensuplarının beklentilerini karsılamaktan uzak oldugu düsünülmektedir.

• Ayrıca yönetime seçilme hakkını kısıtlamakta, nispi temsil sistemi getirilmesi hedeflenmektedir.