SSK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SSK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRGESİNE CEZA GELİYOR…
EK 1, EK 2 VE İŞKUR İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRİMİ (İAB) KALKIYOR…


Ekonomik krize yönelik “önlemler paketi” çerçevesinde TBMM tarafından 18/02/2009 tarihinde kabul edilen 5838 sayılı torba yasa ile; SGK işten ayrılış bildirgesine ceza gelirken, Ek 1, Ek 2 ve İş-Kur işten ayrılış bildirimi (İAB) kaldırılıyor.

5510 sayılı Kanuna ilave edilen Ek 1. Madde ile; işverenler tarafından 8 nci, 9 uncu ve 11 inci maddelere göre Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan sigortalı ve işyerlerine ilişkin bildirimler; 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 3. maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 48. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili Bölge Müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yerine geçecek…

Buna göre; Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen işe giriş bildirgesi, işten ayrılış bildirgesi ve işyeri bildirgesi, diğer kanunlar gereği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verilmesi gereken Ek 1, Ek 2 ve Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne verilmesi gereken işyeri bildirgesi, İş-Kur’a verilmesi gereken işten ayrılış bildirimi (İAB) yerine geçecek…

Konu ile ilgili uygulamalar, ayrı bir yönetmelikle düzenlenecek.

Yeni torba yasa ile yapılan bir başka düzenleme de, Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmesi gereken işten ayrılış bildirgelerinin usulüne uygun verilmemesi halinde uygulanacak cezalar konusunda oldu.

5510 sayılı Kanunun 102. maddesi 1.fıkrasına eklenen (j) bendi ile de, 5510 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere (4/a) ilişkin bildirim süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak…

Önceden (4/a) kapsamındaki sigortalıların işten ayrılışından itibaren 10 gün içinde verilmesi gereken işten ayrılış bildirgesinin süresinde verilmemesi halinde idari para cezası yok iken, artık bu durumda olanlara bir asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak…

Söz konusu yasa, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.


Bu Bakanlar Kurulu Kararı ve Yönetmelik 29 Eylül 2008 Tarihli ve 27012 Sayılı 2.Mükerrer Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.

BAKANLAR KURULU KARARI

2008/14173 Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi’nin Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar Tıklayınız...

YÖNETMELİK

2008/14174 Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının hak edişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik Tıklayınız...



Bu Tebliğ 29 Eylül 2008 Tarihli ve 27012 Sayılı Mükerrer Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.

2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği Tıklayınız...

Bu Tebliğler 28 Eylül 2008 Tarihli ve 27011 Sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanmıştır.
















Halen yürürlükte olan mevzuata göre, işverenlerin, işe alınan ve işten ayrılan işçiler için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Ek-1 işçi bildirim listesi, işten ayrılan işçiler için de yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na Ek-2 işçi çıkış bildirim listesi belgelerinin izleyen ayın 15’ine kadar aylık bildirimlerle verilmesi gerekmektedir.

Özellikle, Sendikal çalışmalarda kullanılmak amacıyla getirilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na Ek-1 işçi bildirim listesi ve Ek-2 işçi çıkış bildirim listesi belgesinin günümüzde bir anlamı kalmamıştır. Bilgisayar ve otomasyon sistemleriyle sigortalılara yönelik istatistiki bilgiler daha sağlıklı edinilebilecektir.

Yine, İşveren, sigortalı işsizler hakkında hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren 15 gün içinde 3 nüsha İşten Ayrılma Bildirgesi düzenleyerek, bu süre içerisinde, bir nüshasını işyerinin bulunduğu yerdeki İş-Kur birimine ulaştırmak, bir nüshasını sigortalı işsize vermek, diğer nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdür. Aynı şekilde, işsizlik sigortası yardımlarından faydalanabilecek sigortalılar için de SGK’na yapılan bildirimde İş-Kur için de gerekli bilgileri içermektedir.

Bu gerçekten hareketle, TÜRMOB ve İstanbul, Ankara ve İzmir SMMM Odası Yöneticileri tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde girişim yapılmıştır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Faruk Çelik, bu çerçevede Ek-1 işçi bildirim listesi ve Ek-2 işçi çıkış bildirim listesi ile İş-Kur İşten Ayrılma Bildirgesi belgelerinin kaldırılarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bildirimlerin esas alınmasına ilişkin değişiklik yapılacağını ifade etmiştir.

Ayrıca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Faruk Çelik meslek mensuplarının eski Bağ-Kur ünitelerinde mükellefleri adına işlem yaptırmasında yaşanan sıkıntıların da en kısa zamanda çözüleceğini belirtmiştir

İSMMMO


Halen yürürlükte bulunan uygulamalara göre, işten ayrılan sigortalılar için İŞKUR'a "işten ayrılma bildirgesi", ÇSGB'ye "ek-2 çıkış bildirim" listesi ve SGK'ya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde çıkış tarihi ve nedeninin gösterilmesi gerekmektedir.

Ancak, mevcut uygulamaya ek olarak ayrıca örneği SGK tarafından hazırlanan sigortalı işten ayrılış bildirgesi verilecek. Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimlerin sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılması gerekecek.

Sigortalı işten ayrılış bildirgesine kaydedilen bilgiler, ayrıca ilgili aylık prim ve hizmet belgesinde de gösterilir. Aylık prim ve hizmet belgesi ile sigortalı işten ayrılış bildirgesi arasındaki mutabakatsızlık, işverenle yapılacak yazışma sonucunda giderilecek.

4/(b) bendi kapsamındaki sigortalılardan sigortalı işten ayrılış bildirgesini kağıt ortamında verenler için, sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi iki nüsha düzenlenir. Biri düzenleyen kuruluşta kalır, diğeri ilgili üniteye gönderilir. Sigortalıya, sigortalılığının sona erdiği ilgili ünite tarafından yazı ile bildirilecek.

Yasal süresi dolmadığı için henüz kuruma verilmeyen aylık prim ve hizmet belgesinde yer alacak sigortalı çalışmalarının kurumca bilinmesini gerektiren diğer hallerde de bu madde gereğince işlem yapılır. Ancak, on günlük süre dolmadan aylık prim ve hizmet belgesi verilmiş ise ayrıca sigortalı işten ayrılış bildirgesi verilmeyecek.

Sigortalılar da kendilerini bildirmeli

Halen yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda çalışanların da kendilerini bildireceklerine ilişkin bir hüküm bulunuyor. 1 Ekim'de yürürlüğe girecek reformla birlikte bu uygulama devam ettirilecek. 5510 sayılı kanunun 4/(a) bendi kapsamındaki sigortalılar, çalışmaya başladıklarını, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da benzeri ortamda SGK'ya bildirecekler.

SGK tarafından, sigortalının ilgili işveren tarafından bildirilmediğinin ya da bildirildiği halde sigortalı bildirimi arasında farklılık bulunduğunun tespiti halinde, durum, taahhütlü bir yazıyla sigortalıya, gerekirse işverene bildirilecek. Yapılan bildirimlerin sonucunda farklılık giderilemezse, kontrol ve denetim sonucuna göre işlem yapılır. Sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmeyecek.

İbrahim IŞIKLI / SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU


28 Ağustos 2008 Tarihli ve 26981 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlananan ve birçok değişikliği içinde barındıran Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ile Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği'ne meslek camiası konu başlıklarını incelediğinde ilk olarak tepki ile yaklaştı. Angaryayı artırdığı düşünülen yeni düzenlemeler gerçektende bu iş yoğunluğunda can sıkıcı uygulamalar getirmekte. Ben sadece konu başlıklarının değil, bu yönetmeliklerin iyi incelendiğinde muhasebecileri zorlayacak ve kızdıracak başka değişiklikleri de içerisinde barındırdığını düşünüyorum. Sonuç olarak hem yayımlanan son kanunlar hem de yayımlanan bu yönetmelikler çok iyi incelenmeli. Aksi takdirde gözümüzden kaçan bir konunun bizlere geri dönüşü hiç de hoş olmayacaktır.

İlgili yönetmelikler;




Kamuoyunda istihdam paketi olarak bilinen 5763 sayılı kanunla, istihdamı teşvikle ilgili çok önemli hükümler getirilmişti. İstihdam teşviki esasen üç başlıkta ele alınabilir.

Birinci teşvik, 01.07.2008 tarihinden önceki bir yıllık dönemde işyerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak, 01.07.2009 tarihine kadar yeni işe alınan 18 yaşından büyük kadınlar ile 18-29 yaş arasındaki erkek işçilere ait SSK primlerinin 5 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanması.

İkinci teşvik, özürlü sigortalıların, asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamının kontenjan fazlası özürlü çalıştıran veya yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin de çalıştırdıkları her bir özürlü için asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazine'ce karşılanması.

Üçüncü teşvik ise, 01/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere; 5510 sayılı kanunun 4/(a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine'ce karşılanması.

5797 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la yapılan değişiklik sonrasında bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettiği birlikler personelinin emekli sandıkları da istihdam teşvikiyle ilgili yasa kapsamına alındı. 5797 sayılı yasa henüz sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmamıştır.

5763 sayılı kanunun geçici 20'nci maddesi ile getirilen 18-29 yaş aralığında olanlar erkek ve 18 yaşından büyük kadın sigortalılardan yeni işe alınanlara ilişkin işveren hissesi sigorta prim teşviki 1/7/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. İşveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, gerek işe yeni alınan sigortalılar yönünden, gerekse sözkonusu sigortalıların çalıştırıldığı işyerleri yönünden anılan maddede öngörülen şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla, maddede aranılan şartlardan bir veya birkaçının gerçekleşmemiş olması halinde sözkonusu teşvikten yararlanılması mümkün olamayacaktır.

18 yaşından büyük, 29 yaşından küçük olan erkek ve 18 yaşından büyük olan kadınlardan, 1/1/2008 ila 30/6/2008 dönemine ilişkin kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı bulunmayıp, 1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe alınan ve fiilen çalıştırılanlar girmektedir.

Buna göre, öngörülen işveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, sigortalı yönünden;

1- İşe giriş tarihi itibariyle; erkek ise 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük, kadın ise 18 yaşından büyük olması,

2- 2008/Ocak ila 2008/Haziran aylarına ilişkin düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması, (İşveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, işe alınan sigortalıların 2008/Ocak ila 2008/Haziran aylarına ilişkin kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması) gerekmektedir,

3- 1/7/2008 (dahil) ila 30/6/2009 (dahil) tarihleri arasında işe alınması, (Dolayısıyla, 30/6/2008 veya önceki tarihlerde işe alınan sigortalılar ile 1/7/2009 veya sonraki tarihlerde işe alınan sigortalılardan dolayı sözkonusu teşvikten yararlanılması mümkün olamayacaktır.)

4- Fiilen çalışması,

Şartlarının tamamının birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe alınan, ancak çeşitli nedenlerle işten ayrılan sigortalıların, 30/6/2009 veya önceki bir tarihte aynı veya farklı bir işyerinde tekrar çalışmaya başlamaları halinde, maddede öngörülen şartların sağlanmış olup olmadığı hususu, en son işe giriş tarihi itibariyle, sigortalı ve işyeri şartları yönünden tekrar kontrol edilecektir.

1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe başlayan ve maddede öngörülen teşvikten yararlanılmakta olan sigortalıların, işten ayrılmalarının ardından, 1/7/2009 veya sonraki bir tarihte aynı veya farklı bir işyerinde tekrar çalışmaya başlamaları halinde, geçici 7'nci maddede aranılan diğer şartların sağlanmış olup olmadığına bakılmaksızın, işveren hissesi sigorta prim teşvikinden istifade edilmesi mümkün olamayacaktır.

Kapsama giren sigortalıların fiilen çalıştıkları sürelerine ilişkin düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgeleri, 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle, fiilen çalışmamakla birlikte ücret aldıkları sürelerine ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri ise kanun türü seçilmeksizin kuruma gönderilecektir. Dolayısıyla, kapsama giren sigortalılar için gerek 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle düzenlenecek, gerekse kanun türü seçilmeksizin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde, eksik gün nedeninin işaretlenmesi gerektiğinden, bu nitelikteki sigortalılar için eksik gün nedeni olarak "diğer nedenler" seçeneği işaretlenecek ve bu prim belgeleri ile ilgili olarak kuruma verilecek olan "Ek-8 Sigortalıların Eksik Gün Bildirim Formları" ekine, sigortalıların bildirildiği diğer prim belgesinin sureti eklenecektir.

Kapsama giren sigortalıların 28, 29 veya 31 gün çeken ayın tamamı için ücret almış olmaları ve söz konusu ayların bazı günlerinde fiili çalışmalarının bulunması, bazı günlerinde ise fiili çalışmalarının bulunmaması durumunda (yıllık ücretli izin, istirahat gibi), yukarıda belirtilen her iki belgede kayıtlı prim ödeme gün sayısının toplamının 30'un altında veya üstünde olması mümkün olmadığından, bu sigortalılar için;

- 4447 sayılı kanun türü seçilmek suretiyle düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı prim ödeme gün sayısı, fiilen çalışılan gün sayısı üzerinden,

- Kanun türü seçilmeksizin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı prim ödeme gün sayısı ise, 30 günden, fiilen çalışılan gün sayısı çıkartılmak suretiyle (30 gün,fiilen çalışılan gün sayısı) bulunan gün sayısı üzerinden,

Kuruma bildirilecektir.

Resul KURT
Dünya Gazetesi

.
.
18-29 yaş aralığında olan erkek ve 18 yaşından büyük kadın sigortalılardan yeni işe alınanlara ilişkin işveren hissesi sigorta prim teşviki ile ilgili; 01/08/2008 tarihinde yayınlanan 2008/73 sıra numaralı genelgeye ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız...

>>>Genelge için TIKLAYINIZ<<<

İş Kanuna göre “iş sözleşmesi” bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tâbi değildir. Diğer bir ifadeyle iş sözleşmeleri için kural haline getirilmiş şekil koşulu bulunmamaktadır.

İş Kanununda sözleşmenin yazılı olarak yapılacağı koşulu sadece belirli süreli iş sözleşmeleri için düzenlenmiştir. Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur.

Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde ise işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını, günlük yada haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlü tutulmuştur.

İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise işveren belgeyi en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak vermek zorundadır.

İş Kanunu iş sözleşmesinin yazılı düzenlenmemesi halinde bir ceza öngörmemiş ancak işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını, günlük yada haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge verilmemesi halinde idari para cezası verileceği hükmünü düzenlemiştir.

Yazılı olarak verilecek belgede belirtilmesi istenen bilgiler aynı zaman da iş sözleşmesinde yer alması gerekli bilgilerdir.Bu nedenle işveren-işçi arasındaki iş ilişkisinin yazılı iş sözleşmesine dayandırılması kanaatimce şarttır.

Yazılı iş sözleşmesinin şekli-içeriği İş Kanununda düzenlenmediğinden kanaatimce iş sözleşmesinde aşağıdaki bilgilerin yer alması gerekir.İşçi ve işveren işin ve işyerinin niteliğine göre iş sözleşmesini diledikleri şekilde düzenleyebilirler.

Sözleşmede Yer Alması Gereken Bilgiler:

1. İşyerinin Unvanı
2. İşyerinin Adresi
3. İşverenin Adı
4. İşçinin Adı
5. İşçinin İkamet Adresi
6. İşe Başlama Tarihi
7. Deneme Süresi
8. Belirsiz Süreli İbaresi
9. Belirli Süreli İse Sözleşmenin Süresi
10. Belirli Süreli Yapılmasındaki Neden
11. Kısmi Zamanlı İse (çalışılacak gün-çalışma saati-haftalık çalışma süresi)
12. Çağrı Üzerine İse (çağrı süresi-günlük/aylık çalışma süresi)
13. Yapılacak İşin Tanımı
14. Çalışma Şekli (ayrıntılı olarak işçi bazında yapılan işe göre düzenlenmeli)

Günlük Çalışma Süresi
Haftalık Çalışma Süresi
Hafta Tatili Süresi
Esnek Çalışma Koşulları
Fazla Çalışma İzni
Genel Tatil Çalışma Onayı
Gece Çalışması
Vardiya Çalışması

15. Ücret Ödeme

Ücrete Hak Kazanılan Süre (günlük/haftalık/aylık)
Ücret Ödeme Zamanı
Ücret Ödeme Şekli (elden /banka aracılığıyla)
Ücret Benzeri Diğer Ödemeler (ikramiye/prim/sosyal yardımlar vb.)
Fazla Sürelerde Çalışma Ücreti
Fazla Çalışma Ücreti
Hafta Tatili Ücreti
Genel Tatil Ücreti

16. Yıllık İzin

Yıllık İzin SüresiBelirsiz Süreli İse Sözleşmesi İse İhbar Süresi
Yıllık İzin Kullandırma Dönemi (işin niteliğine göre önem arz eder)

17. Sözleşmenin Sona Ermesi

Belirsiz Süreli İse Sözleşmesi İse İhbar Süresi
Belirli Süreli İse Sözleşmesi İse Öngörülen Cezai Hükümler

18. İş Sağlığı İş Güvenliği

İşin Niteliğine Göre İşçiye Verilecek Eğitimler
İşin Niteliğine Göre İşçiye Verilecek Koruyucu Malzemeler
İşin Niteliğine Göre İşçinin İş Sağlığı ve Güvenliği Konusunda Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

19. Özel Hükümler

Personel Yönetmeliği (işveren isterse ek yönetmelik düzenleyebilir)
İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliği (işveren isterse ek yönetmelik düzenleyebilir)

20. İş Sözleşmesinin Onayı

İş sözleşmesi taraflarca imzalanır.İki suret düzenlenir.Bir suretinin işçiye verilmesi şarttır. İşverenlikte kalan nüsha işçi özlük dosyasında muhafaza edilir.
İş sözleşmesinin noterce onaylanması şart değildir.(yazılı iş sözleşmesi damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır)


Cumhur Sinan Özdemir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
İş Müfettişi -Ankara

Çalışanların dinlenme haklarının olduğu Anayasa'nın 50. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın bu emredici hükmü uyarınca iş mevzuatında hafta tatili ve yıllık ücretli izinlerle ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işçiye ayrıca ödenir. Hafta tatillerinin yıllık ücretli izin süresine eklenmesinde hafta tatillerinin bir günden fazla verildiği bazı işyerlerinde sorunlar oluşmaktadır. Bu nitelikte olan işyerlerinde hafta tatilinin bir gününden fazlası yıllık ücretli izine ilave edilmez şeklinde görüşler oluşmuştur.

İş mevzuatı hükümleri gereğince yasalardaki asgari düzenlemelerin üzerinde işçi lehine yapılan düzenlemeler geçerlidir. Bu durumda işyeri uygulaması önem taşımaktadır. Dolayısı ile geçerli olan da işyeri uygulamasıdır. İşyerinde uygulanan hafta tatili ne kadar ise yıllık ücretli izne o sürenin eklenmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında konuyu örneklerle açıklayalım. Aşağıdaki örnekler bir işyerinde 2 yıldan beri çalışan ve 1975 doğumlu olan işçi Ali Bey varsayımından hareketle verilmiştir.

Örnek 1: İşçi Ali Bey, haftada bir gün hafta tatili kullanmaktadır. Ali Bey yıllık ücretli iznini kaç gün olarak kullanacaktır? İş Kanunu'na göre Ali Bey'in yıllık ücretli izin süresi 14 iş günüdür. Hafta tatilleri de izin süresine ilave edileceğinden Ali Bey de haftada bir gün hafta tatili kullandığından iki haftada toplam iki gün hafta tatili kullanacak. 14 günlük izin süresine 2 gün daha ilave etmemiz gerekecektir. Dolayısı ile 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık izne ayrılacak olan Ali Bey 14 iş günü + 2 gün hafta tatili olmak üzere 16 gün yıllık ücretli izin kullanacak ve 17.07.2008 tarihinde işbaşı yapacaktır.

Örnek 2: Örneğimizdeki işçi Ali Bey haftada 2 gün hafta tatili kullanıyorsa yıllık ücretli iznini ne kadar kaç gün kullanacaktır? Ali Bey'in yıllık ücretli izni 14 iş günü, haftada 2 gün hafta tatili kullandığından her hafta yıllık izne 2 gün eklenecektir. Buna göre 14 iş günü + 4 gün hafta tatili olmak üzere toplam 18 gün Ali Bey izin kullanacak ve 01.07.2008 tarihinde çıktığı yıllık iznini tamamlayarak 19.07.2008 tarihinde işbaşı yapacak.

Örnek 3: İşçi Ali Bey, haftada bir gün hafta tatili kullanmaktadır. 15.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere bir yıllık izninin tamamını kullanmak üzere yıllık izine ayrılmıştır. Ali Bey'in ne zaman işbaşı yapması gerekir? Bir numaralı örnekte olduğu gibi Ali Bey'in yıllık ücretli izin süresi 14 iş günüdür.

Hafta tatilleri de izin süresine ekleneceğinden Ali Bey 16 gün yıllık ücretli izin kullanacak; ancak izninin son günü 30 Ağustos tarihine (genel tatil gününe) rastlaması nedeniyle Ali Bey'in iznine bir gün daha ilave edilecek ve 31 Ağustos 2008 tarihinde işbaşı yapması gereken Ali Bey bir gün daha yıllık izin kullanarak 01.09.2008 tarihinde işbaşı yapacaktır. Örneklerimizde yer alan işçinin izin dönüşü işbaşı yapması gereken gün, işyerindeki işçilerin toplu olarak hafta tatilini kullandığı güne rastlamış ise işçinin işe başlaması hafta tatilini takip eden iş günü olacaktır.


Arif TEMİR

Maden ve Taşıt İşyerlerinde Kim İşveren Kim Değil?


Maden İşyerlerinde İşverenlik

İlgili makamlardan izin ve ruhsat alınarak işletilebilmesi mümkün olan maden arama çalışmaları da bir işi ifade ediyor, çalışanları ve işvereni bulunması gerekiyor.

Maden arama ve işletme hakkını Maden Kanunu ve uygulama yönetmeliğinde belirtilen şartları yerine getirmek suretiyle devir alan ve sigortalı çalıştıranlar işveren sayılıyor.

Fakat maden arama ve işletme hakkını kendileri herhangi bir sigortalı çalıştırmaksızın devreden ve karşılığında üretilecek maden cevherinden ton başına hisse, satıştan kar veya rödavans (Maden işletme hakkı olana madeni işletme karşılığında çıkarılan maden miktarı üzerinden ödenen kira) alan ruhsatname sahipleri fiilen sigortalı çalıştırmadıklarından işveren sayılmıyorlar.

Maden işletmesini devretmekle beraber, kendi adlarına maden işletmesinin teknik faaliyetinin düzenleme ve denetimini yürüten ve sigortalı çalıştıran ruhsat sahibi işveren, işletmeyi fiilen çalıştıran ve üretimi gerçekleştiren şahıs ise taşeron (Aracı=alt işveren) sayılıyor.



Taşıt İşyerlerinde İşverenlik

Ülkemizde tam olarak gelişmeyen demiryolları ve denizyolları nedeniyle hormonlu gelişme fırsatı bulan karayollarında da özel kesim baskın durumda olduğundan birçok toplu taşım ve yük nakliye aracı faaliyette bulunuyor.

Bu araçların çoğunun sahibi fiilen yolcu ve yük taşımıyor. Sahipleri şoför, kaptan gibi mürettebat çalıştırarak araçlarını ticari olarak çalıştırabiliyor. Ülkemizde demiryolunda hizmet gören özel sektör bulunmuyor.


1- Kara Taşıtları

Aracın hukuken sahibi olan kimse sigortalı çalıştırdığı takdirde işveren sayılır ki çoğu kamyon sahipleri bu durumda bulunuyorlar. Aracı sahibinden kiralayan veya herhangi bir şekilde elinde bulunduran kimse, sigortalı çalıştırdığı takdirde işveren sayılıyor. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satın aldığı araçta sigortalı çalıştıranlar da işveren kabul ediliyor


2- Deniz Taşıtları
Gemi sahibine donatan, gemide hizmet akdine istinaden çalıştırılanlara, gemi adamı, gemiyi sevk ve idare edene, kaptan deniliyor.

Donatan, iş sözleşmesine bağlı olarak işçi çalıştırdığı takdirde işveren sayılıyor.
Donatan, gemiyi kiraya vermişse, gemiyi kiralayanın sigortalı çalıştırması durumunda bu kişi işveren olarak kabul ediliyor. Gemiyi sevk ve idare eden kaptan, işveren vekili konumunda bulunduğundan sigortalı sayılıyor.


Yed-i Emin ve Tasfiye Memurları

Asıl işverenin serbest iradesiyle görevlendirilmedikleri için kendileri iş sözleşmesine dayalı çalıştırılmasalar da yargı kararıyla işveren adına işlem yapmak üzere atanan yed-i emin ve tasfiye memurları da işveren vekili oluyorlar.

Şirket Ortağının SSK’lılığı ve Bağ-Kur’luluğu

03.08.1962 doğumluyum. Askerliğimi yaptıktan sonra 18.04.1988 tarihinde Bağ-Kur hizmetim başladı. Bugüne kadar kesintisiz Bağ-Kur primi ödemekteyim ve 15. basamaktayım. Dört ortaklı şirketin ortaklarından biriyim. Ben şubenin birinin başındayım. Sigortaya geçip son 3,5 yıl prim ödersem daha erken emekli olacağım ve Bağ-Kur’a göre SSK’dan daha fazla maaş alacağım söylenmektedir. Aynı şirkette ve aynı şubede ortaklıktan ayrıldıktan sonra sigortalı gözükebilir miyim? Yasal bir engeli var mıdır? H.İ.İ./ANTALYA

Sayın Okurum, Sıkça karşılaşılan ve merak edilen bir konuyu sormuşsunuz. Bu nedenle öncelikle sizi sorunuzu cevaplayacak sonra da bu konuda merak edilen diğer olasılıklara ilişkin merak edilen konulara ışık tutmaya çalışacağım. Ortaklıktan ayrıldıktan sonra Bağ-Kur kaydınızı kapatarak, eski ortağı olduğunuz işyerinde yahut diğer bir işyerinde SSK sigortalısı olarak çalışabilirsiniz.

Ama ortaklıktan ayrılmasaydınız, o işyerinde çalışan bir sigortalı olarak SSK sigortalılığınız geçerli olmazdı. Buna karşın tam tersi halde iş akdine dayalı olarak çalışmaktayken sigortalılık süresinde bir kesinti olmaması koşuluyla tekrar aynı işyerinde ortak olsanız SSK sigortalılığınızda bir kesinti oluncaya kadar Bağ-Kur sigortalısı olmanız gerekmez.

Bu durumları formülize edersek;

SSK'lı olarak iş sözleşmesine dayalı olarak bir işyerinde çalışmakta iken işyeri açan ya da şirket ortağı olanlar yani vergi mükellefiyeti başlayanlar SSK'lı çalışması kesintiye uğrayıncaya kadar SSK'ya prim ödemeye devam edebilirler. SSK'lı çalışması kesintiye uğradığı anda da Bağ-Kur sigortalısı olmak zorunda kalırlar.

Sigortalı olarak çalışmayı sürdürürken çalıştığı şirkete ortak olan işçi de ücretli olarak devam ettiği iş daha önce başladığı ve ortaklığı daha sonra başladığı gerekçesiyle SSK'lı olmaya devam edecektir

Ancak çalışan şirkete önce ortak olmuş ve daha sonra aynı şirket de ücretle çalışmaya başlamışsa bu kere önce başlayan ortaklık olduğu için kişi SSK'lı olamayacak, Bağ Kur'a tabi olacaktır.

Şirket ortağı ya da işyeri sahibi olması nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olan kişi daha sonra başka bir işyerinde iş sözleşmesiyle çalışmaya başlamışsa önce başlayan Bağ Kur sigortalılığı sebebiyle kişi SSK'ya tabi tutulmayacak ve ne kendisinden ne de işverenden SSK primi kesilmeyecektir.

Bir başka şirkette ya da işyerinde sigortalı olarak çalışmakta olan kişinin daha sonra ortak olduğu başka bir şirkette işe başlamak istemesiyle de karşılaşılmaktadır. Bu durumda kişi kendi şirketinde ortak olduğu için sigortalı çalıştığı diğer işyerinden ayrıldığı andan itibaren Bağ-Kur sigortalısı olması gerekirken kendi şirketinden SSK'ya bildirilmesi boşuna olacak, yıllar sonra birikmiş Bağ-Kur borçlarıyla karşılaşacaktır.

Şevket Tezel

SSK İŞYERİ SİCİL NUMARASI ALMAK İÇİN GEREKEN BELGELER

Gerçek Kişilerde
-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-İşyeri Yetkili Bilgileri (matbu)
-Nüfus Cüzdanı Sureti
-İkametgah İlmühaberi
-Belediye küşat ya da işyeri açma izin belgesi fotokopisi

-Vergi levhası fotokopisi
-Bağlı bulunduğu Oda, dernek veya birliklerden alınacak kayıt sureti
-Kira kontratı veya tapu fotokopisi
-İş ihaleli ise ihale sözleşmesi
-Defter ve belge düzenleyen muhasebeci-mali müşavirlerin belgesi
-İşveren vekillerinin noter tasdikli vekaletnameleri
-İş ihaleli ise ihale sözleşmesi veya işyeri teslim tutanağı

Tüzel Kişilerde (Şirketler)
-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-İşyeri Yetkili Bilgileri (matbu)
-Müdürün ve ortakların nüfus cüzdanı Suretleri
-Müdürün ve ortakların ikametgah ilmühaberleri
-Belediye küşat ya da işyeri açma izin belgesi fotokopisi
-Vergi levhası fotokopisi
-Bağlı bulunduğu Oda, dernek veya birliklerden alınacak kayıt sureti
-Ticaret Sicili Kuruluş Gazetesi
-Müdür imza sirküleri
-Kira kontratı veya tapu fotokopisi
-Defter ve belge düzenleyen muhasebeci-mali müşavirlerin belgesi
-İş ihaleli ise ihale sözleşmesi veya işyeri teslim tutanağı

Tüzel Kişilerde (Kooperatifler)

-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-İşyeri Yetkili Bilgileri (matbu)
-Kooperatif Başkanının nüfus cüzdanı Suretleri
-Kooperatif Başkanının ikametgah ilmühaberleri
-Kooperatif Tüzüğü
-Belediye küşat ya da işyeri açma izin belgesi fotokopisi
-Vergi levhası fotokopisi
-Bağlı bulunduğu Oda, dernek veya birliklerden alınacak kayıt sureti
-Ticaret Sicili Kuruluş Gazetesi
-Kooperatif Başkanının imza sirküleri
-Kira kontratı veya tapu fotokopisi
-Defter ve belge düzenleyen muhasebeci-mali müşavirlerin belgesi
-İş ihaleli ise ihale sözleşmesi veya işyeri teslim tutanağı

Kapıcılık İşyerlerinde
-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-Yöneticinin nüfus cüzdanı Suretleri
-Yöneticinin ikametgah ilmühaberleri
-Kat Maliklerinin adı soyadı ve adresleri ile imzaları bulunan liste
-Apartman Karar defterinin ilgili sayfalarının fotokopisi

İnşaat İşyerlerinde (İnşaat kendi arsası üzerine yapılıyorsa)
-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-İnşaat ruhsatı ve tapu fotokopisi
-Gerçek kişi ve şirketlerden istenilen diğer belgeler

İnşaat İşyerlerinde (İnşaat Müteahhit Tarafından yapılıyorsa)
-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-İnşaat ruhsatı ve tapu fotokopisi
-Arsa sahibi ile müteahhit arasın,daki inşaatın anahtar teslim sözleşmesi
-Gerçek kişi ve şirketlerden istenilen diğer belgeler

Nakliye ve Hafriyat İşlerinde
-2 adet SSK işyeri bildirgesi (matbu)
-Nakliye ise aracın ruhsat fotokopisi
-Hafriyat ise aracın kati alım satım sözleşmesi veya fatura
-Gerçek kişi ve şirketlerden istenilen diğer belgeler

İşverenin İşyeri ve Sigortalı Bildirim Yükümlülüğü

İşyerinde sigortalı çalıştıran, böyle bir işyerini devir alan veya bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden işveren, 506 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince vermekle yükümlü olduğu “İşyeri Bildirgesini”, işyerinin kurulu olduğu yeri çevresine alan ilgili SGK birimine “alındı belgesi” karşılığında doğrudan veriyor veya iadeli taahhütlü olarak gönderiyor.

Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi halinde işyeri için ayrı bildirge düzenlenmesi gerekiyor.

Aynı birim bölgesinde bulunmak kaydıyla aynı veya farklı tehlike sınıfında olan aynı işverene ait devamlı nitelikteki birden çok işverenin, yazılı olarak talep edilmesi halinde farklı tehlike sınıfında bulunan işyerleri için belirlenmiş olan tehlike sınıflarının en yükseği kabul edilmek kaydıyla, tek dosyada işlem görmesine ilgili Ünitece izin verilebiliyor.

Aynı işverenlere ait olup, aynı işkolunda bulunan birden çok kara veya deniz yahut hava ulaştırma araçlarına tek sicil numarası veriliyor.

İşverence, “İşyeri Bildirgesi” iki nüsha düzenlenip en geç sigortalı çalıştırmaya başlandığı tarihte işyerini çevresine olan Üniteye verilir. Bu bildirgenin bir nüshası “alındı belgesi” yerine geçmek üzere işverene iade ediliyor.

İşyeri Bildirgesi İle Birlikte Verilecek Diğer Belgeler
İşveren işyeri bildirgesi ile birlikte;

-T.C kimlik numarasını gösteren nüfus cüzdanı örneği,
-İkametgâh belgeleri ile imza sirkülerini,
-Kayıtlı oldukları meslek kuruluşlarından alacakları belgeleri,
-Tüzel kişilerde hükmi şahsiyetin tescil edildiği Ticaret Sicil Gazetesi ile imza sirkülerini,
-İşyeri açmak için aldıkları ruhsat örneğini,
-Bağlı bulundukları vergi dairesinin adını ve vergi hesap numarasını gösterir bir belgeyi,
-Adi ortaklıklarda tüm ortakların onaylı T.C kimlik numarasını gösteren nüfus kayıt örneklerini ve ikametgâh belgelerini,
-İşveren vekillerinin noterden onaylı vekâletnamelerini ve imza sirkülerini,
-Defter ve belgelerini düzenleyen ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış bulunan serbest muhasebecilerin veya serbest muhasebeci mali müşavirlerinin ilgili meslek kuruluşu tarafından onaylanmış belgesini,
-Diğer kurumlar uyarınca tutmak zorunda oldukları defterlerin türünü gösteren resmi nitelikteki belgeyi,

İlgili Üniteye vermek zorunda bulunuyor.

İşverenlerin sonradan işe başlayan sigortalıları ise işe başlamadan en az bir gün önce bildirmeleri zorunlu. İnşaat işyerlerinde ise aynı gün bildirim yapılabiliyor.

5510 sayılı SSGSS Yasasına göre ise inşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, sigortalı bildirimi en geç çalışmaya başlatıldığı gün yapılabilecek.

Yazarı : Şevket TEZEL

İşverenlerin İşyeri Hekimi Çalıştırma Zorunluluğu

Bilindiği üzere; 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu’nda devamlı olarak en az 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde işçilerin sağlık durumlarını denetlemek, ilk yardım, acil tedavi ve diğer koruyucu sağlık hizmetlerini düzenlemek üzere iş yerlerindeki işçi sayısı ve işteki tehlikenin büyüklüğüne göre işverenin hekim bulundurması zorunlu bulunuyor.
Diğer taraftan, işverenin talebi halinde hekimlere sigortalıların mahallinde muayene ve tedavilerinin temini ile işyerlerindeki iş gücü ve zaman kaybının önlenmesi ve sağlık tesislerinin poliklinik yükünün azaltılması bakımından Kurumumuz adına reçete yazma ve iki güne kadar istirahat verme yetkisi tanınabiliyor.
Hekimlere işyeri sigortalılarına SSK adına reçete yazma ve iki güne kadar istirahat verme yetkisi tanınmasına ilişkin işlemler Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde Sağlık İşleri İl Müdürlüklerince, diğer illerde ise Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerince “Hekim Yetkilendirme Sistemi” programı vasıtasıyla mahallinde yürütülüyor.
Özel Kurum ve Kuruluşlarda Çalışan Hekimler ile Serbest Olarak Çalışan Hekimler için;
Özel Kurum ve Kuruluşlarda çalışan hekimler ile serbest olarak çalışan hekimlerin özel bir işyeri sigortalıları için Kurumumuz adına reçete yazma ve iki güne kadar istirahat verebilmesi taleplerinde;
-Hekimin yetki talep edilen işyerinde çalışmasında sakınca olmadığına dair Tabip Odasınca verilen izin belgesi,
-İşveren ve hekim arasında imzalanan sözleşme örneği,
Gerekiyor.
Özel Kurum ve Kuruluşlarda çalışan hekimler ile serbest olarak çalışan hekimlerin ikinci özel bir işyeri sigortalıları için SSK adına reçete yazma ve iki güne kadar istirahat verebilmesi taleplerinde ise;
-Hekimin yetki talep edilen işyerinde çalışmasında sakınca olmadığına dair Tabip Odasınca verilen izin belgesi,
-İşveren ve hekim arasında imzalanan sözleşme örneği,
Gerekiyor.
Şevket TEZEL Sözcü Gazetesi / 09.04.2008