T.C.
BARTIN VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

Sayı :B.07.4.DEF.0.74.10.00-040-DA-1 12/01/2012

Konu : SMMM’lerin 3568 sayılı Kanun uyarınca müşterileri ile yaptıkları ve her yıl yenilemedikleri sözleşmelerde damga vergisi uygulaması hk.

 İlgi : … tarih ve … kayıt nolu özelge talep formu

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, mali müşavirliğini yaptığınız müşterilerinizle hizmet sözleşmeleri düzenlediğinizi belirterek bu sözleşmelerin her yıl yenilenmese bile her yıl için ayrıca damga vergisi mükellefiyetinin doğup doğmayacağı konusunda görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği, 2 nci maddesinde ise vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi olduğu; 10 uncu maddesinde damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide kağıtların mahiyetlerinin esas olacağı, belli para teriminin, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği; 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktarın aynı nispette vergiye tabi olacağı belirtilmiştir.

Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “I.Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere nispi damga vergisi oranları, Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-1 fıkrasındaki kağıtlara ilişkin damga vergisi oranı binde 8,25 olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, 02/01/1990 tarihli ve 20390 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde; ücret sözleşmelerinin münferit ya da süreli olarak yapılabileceği, süreli sözleşmelerin en az bir yıllık olmasının şart olduğu, sözleşmelerin ait oldukları işlemleri ve bunlara ait süreleri kapsayıp, diğer işlem ve sürelere uygulanamayacağı, bu durumda yeni sözleşme yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Özelge talebinize konu müşterilerinizle yaptığınız hizmet sözleşmenin; 6.1 maddesinin “Meslek Mensubunun sözleşmede belirtilen işlerden dolayı sözleşme dönemi süresince alacağı ücret 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunun 46 ıncı maddesi ile 02/01/1990 tarihli ve 20390 sayılı resmi gazetede yayınlanan Serbest Muhasebeci Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca her yıl yayınlanan meslek mensuplarınca uygulanacak olan asgari ücret tarifesindeki 2. grup illere ait işin mahiyetine uygun asgari ücret tarifesindeki tutardır.” şeklinde olduğu, sözleşmenin 7 nci maddesinde, sözleşmenin anılan yerle sınırlı olmak üzere bir takvim yılını kapsayacağı, sözleşmenin 31/12/2008 günü meslek mensubunun adresinde 2 sayfa 1 asıl olarak düzenlendiği, sözleşmenin karşılıklı fesih edilmediği sürece yürürlükte bulunacağı, yeni sözleşme düzenlenmeden mevcut sözleşmenin geçerliliğini koruyacağı hususlarını içerdiği belirtilmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mali müşavirliğini yaptığınız müşterilerinizle düzenlediğiniz hizmet sözleşmelerinin süresi, içeriği ve geçerlilik şartları gibi hususlar 3568 sayılı Kanun uygulaması ile ilgili olup, bu hususlardan ari olarak Damga Vergisi Kanunu yönünden, söz konusu sözleşmelerin süresinin, bu sözleşmelere şerh konulması veya yeni bir sözleşme veyahut bu mahiyette bir kağıt düzenlenmesi şeklinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın kendiliğinden uzaması durumunda, sözleşme süresinin bitimini izleyen yıllar için ayrıca damga vergisi aranılmaması gerekmektedir



"213 sayılı VUK’un 227. maddesinde (VUK’da aksine hüküm olmadıkça) VUK’a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtların tevsikin mecburi olduğu hükme bağlanmış; aynı Kanun’un 229-242. maddelerinde de VUK’a göre düzenlenmesi ve alınması gereken vesikalara ait hükümlere yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 234. maddesinde gider pusulasının tanımı yapılmıştır.

Bu tanımlamaya göre vergiden muaf esnafa yaptırılan işler veya onlardan satın alınan emtia için tanzim edilip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirilen gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Vergiden muaf esnafın tanımı ise 193 sayılı GVK’nın 9. maddesinde yapılmıştır. Yasal tanımlama gereği olarak gider pusulasının kullanım alanı sınırlanmış bulunmaktadır. Çünkü yasal tanımlamaya göre gider pusulası sadece vergiden muaf esnafa yaptırılan işler veya onlardan satın alınan emtia için düzenlenebilen ve bu bağlamda da fatura yerine geçen bir belge olmaktadır. Ayrıca bu belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilmektedir.

Gider pusulasının kullanım alanı bu yasal tanımlamaya ilaveten Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan genel tebliğler vasıtasıyla da genişletilmektedir. Ancak nihai tüketiciden satın alınan gayrimenkuller ve taşıtlar için gider pusulası düzenleneceği ne 234. maddede ne de genel tebliğlerde düzenlenmiştir. Zira nihai tüketiciler ne vergiden muaf esnaftır; nihai tüketicilerce satılan bu mallar ne de altın, mücevher gibi kıymetli eşyadır. Vergi İdaresinin gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince nihai tüketicilerden satın alınan taşıtlar ve gayrimenkuller için de gider pusulası düzenlenmesi gerektiği yönündeki görüşü bu sebepten ötürü Danıştay’ca kabul edilmemektedir.

Vergi yargısı taşıt ve gayrimenkullerini satan nihai tüketicilerin ticaret ve serbest meslek erbabı veya vergiden muaf esnaf olmadığına ve ayrıca satışa konu olan bu malların altın ve mücevher niteliği taşımadığına vurgu yaparak vergi idaresinin bu genişletici yorumunu reddetmektedir. Buna göre nihai tüketicilerden satın alınarak envantere dâhil edilen taşıt ve gayrimenkullerin tevsikinde kanaatimizce noter satış senedi, tapu senedi ve banka dekontları kullanılabilir. Zira Türk Vergi Hukukunda “serbest delil sistemi” benimsenmiştir. Serbest delil sisteminde işlemlerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilmektedir.

Bu bağlamda kayıtların tevsikinde mükellefler öncelikle 213 sayılı VUK’un 229-242. maddeleri arasında sayılan belgeleri kullanmak zorundadır ancak bu maddeler kapsamına girmeyen işlemlerde ise vergi usul hukukunda ve vergi yargılaması hukukunda ispatlama vasıtası olarak kabul edilen diğer muteber belgeleri (noter satış senedi, tapu senedi ve banka dekontları gibi belgeleri) kullanabilmelidirler. Nihai tüketicilerden taşıt ve gayrimenkul (özel mameleke dahil taşıt ve gayrimenkul) satın alma işlemi de 213 sayılı VUK’un 229-242. maddeleri arasında sayılmadığından ve genel tebliğler vasıtayla bu konuda ilave bir düzenleme yapılmadığından bu tür satın alma işlemleri, serbest delil sistemi içerisinde muteber kabul edilen herhangi bir vesikayla tevsik edilebilecektir."
Zübeyir BAKMAZ ismli vergi müfettişinin konu ile ilgili olarak yaklaşım dergisinde yazmış olduğu görüşüdür.